Celal, eşi Sevilay ve çocuğuyla küçük bir kasabada mutsuz bir aile hayatı yaşıyor. Celal ve kardeşi Cemal, iyi gitmeyen bir elektrikçi dükkanı işletiyor. Borç içindeler. Tek eğlenceleri Samsun'daki gece kulüplerine gitmek. Celal'in gece kulübünde çalışan Sibel Ceylan'a olan aşkı başını belaya sokacaktır. Celal'in eşi Sevilay, Almanya'da yaşayan babasının gönderdiği parayı kurtarıyor. Celal'in sırrını bildiğinden habersizdir.
Süre
100 dakika
İzlenme
11021 izlenme
Filmin dalgalı kurgusu gerçekten etkileyiciydi. Psikolojik gerilimden aile dramına geçişi, adeta bir Vavien sistemi gibi hissettirdi. Her şey yavaş yavaş yerine otururken, kaostan düzene geçişi izlemek, bir elektrik devresinin parçalarının mükemmel uyumunu görmek gibiydi. Taylan kardeşler, insan psikolojisini derinlemesine analiz edebilen yetenekli yönetmenler.
Oyunculuklara gelince, Engin Günaydın'ın performansında bazı sıkıntılar olduğunu düşünüyorum. Özellikle dizilerden tanıdığımız Altıntop karakterinin etkisinden kurtulmak gibi bir çabası yok gibiydi. Bazı sahnelerde, birkaç kahkaha efekti eklenmiş olsa, Altıntop'u izliyormuşum gibi hissettim. Dramatik anlar dışında, Altıntop karakteri filmde sürekli var gibiydi. Öte yandan, Binnur Kaya'nın canlandırdığı Sevilay karakteri çok daha gerçekçi ve derinlikliydi. Kaya, dizi karakterlerinden sıyrılmayı başarmış.
Genel olarak, sinema adına yenilikçi ve samimi bir çalışma olmuş.
Ancak:
!--SPOILER--!!--SPOILER--!!--SPOILER--!
Eğer bu filmi Coen kardeşler çekmiş olsaydı, kadının ölümden dönüşü çok daha etkileyici olurdu. İntikam sahneleri çok daha çarpıcı ve tatmin edici bir şekilde işlenirdi. Olaylar bu kadar güzel bir sona bağlanmaz, hatalar cezasız kalmazdı. Filmi izlerken, "kaza" sahnesinden sonra kendi yazdığım senaryonun daha ilgi çekici olduğunu düşündüm.
!--SPOILER--!!--SPOILER--!!--SPOILER--!