1920'lerde ülkeleri için savaşmaya başlamadan önce iki efsanevi devrimcinin ve evlerinden ayrılışlarının hayali hikayesi.
Süre
187 dakika
İzlenme
35011 izlenme
1920'lerde ülkeleri için savaşmaya başlamadan önce iki efsanevi devrimcinin ve evlerinden ayrılışlarının hayali hikayesi.
Filmde, Hindistan'ın İngiliz sömürüsüne karşı direnişini izliyoruz. Devrim uğruna fedakarlıklar yapan baş karakterlerimiz, tanrı Rama ve tarihi devrimci figür Komaram Bheem olarak karşımıza çıkıyor. Bollywood'un klişeleriyle dolu, fizik kurallarını hiçe sayan sahnelerde kötü İngilizleri alt ediyorlar ve "Güneş batmayan ülke"ye meydan okuyorlar. Film, sevgi dolu bir İngiliz prensesi aracılığıyla "İngilizlerin hepsi kötü değildir" mesajını da veriyor. Sonunda ise devrimci büyüklerini kutsayan bir müzikal sahneyle bitiyor.
Filmdeki kanlı çatışmaların ardından gelen neşeli danslar ve sevgi dolu İngiliz karakter, Hint sinemasına aşina olmayanlar için fazla gelebilir. Ancak alışmak ve keyif almak uzun sürmeyecektir. Amerikan klişelerinin abartılı bir versiyonu olsa da, bu didaktik yaklaşımı affetmek zor. Bu kadar göze parmak işler, sanatsal değeri düşürüyor. Ayrıca, özellikle İngiliz karakterlerin diyalogları oldukça yapaydı ve yan karakterler de stereotipikti.
Yine de, bu film 40 yıl sonra Hintliler için zengin bir mit anlatımı olarak anılacak ve Hint sineması denince dünya çapında parmakla gösterilecek. Ancak bu formül başka ülkelerde işlemeyecektir. Belki de bu filmi değerli kılan şey budur. Aynı hikayeyi çekip arka plana Atatürk'ü koysalardı, ben yıllarca dalga geçerdim. Ama bu tarz, Hint sinemasına yakışıyor. Yönetmenlik açısından da vasatın üzerinde bir iş çıkarıldığı için izlerken rahatsız etmiyor. Denemenizi öneririm.