Ex-con Alex, bir soygundan sonra kızıyla güneye kaçmayı planlıyor. Ama korkunç bir şey oluyor ve intikam kaçınılmaz görünüyor.
Süre
121 dakika
İzlenme
1944 izlenme
Ex-con Alex, bir soygundan sonra kızıyla güneye kaçmayı planlıyor. Ama korkunç bir şey oluyor ve intikam kaçınılmaz görünüyor.
[spoiler]Film pek çok şeyi inceden inceden anlatıyor. Esas kurgu belki bir intikam hikayesi gibi görünebilir; ama anlattığı pek çok şey var aslında. En başta beni etkileyen şeylerden biri; adamın sevgilisinin hayat kadını olmasına karşın birbirlerine duydukları masum ve kuvvetli bağlılıktı. Kızın hayat kadını olmasına rağmen adama bağlılığı; evli kadının eşine bağlılığına on basacak türdendi. Ki bu da klasik namus anlayışının ne kadar fos olduğunu suratımıza çarpıyor aslında. Gerçek sevginin ruhun sadakati ile ölçülebileceğini de. Bunun dışında adamla polisin göldeki konuşmaları da aslında filmin anlamlı dominolarından biriydi. İnsanın başına gelen felaketlerde hep başkasını suçlu araması; ama aslında kendi düşüncesizliği, kendi basiretsizliği olmasa başka insanların onun felaketine yol açamayacağı ve bu anlamda en başta suçlunun yine insanın kendisi olduğu noktası vurgulanıyor. Adamın polisin yaptıklarından pişman olduğunu öğrenmesi üzerine intikam duygusundan vazgeçmesi de çok güzeldi. Yine adamın dedesi ile ilk görüşmeye geldiğinde onun anneannesini anlatışını önemsememesi ve ikinci gelişinde kız arkadaşının ölümüyle artık onun anneannesine duyduğu acıyı anlamaya başlaması; hem dedesine hem de acısına daha yakın hissetmesi de filmin çok ufak değinerek anlatmayı başarabildiği güzel bir nokta daha. Sonuçta kimse başına gelmeden anlayamıyor başkasının acısını ve ünlü bir düşünürün söylediği gibi acılar insanları birbirine yakınlaştırıyor.
[/spoiler]