Diziler
Filmler
Listeler
İletişim
Ara
Giriş Yap
gönder
Temizle
Populer Aramalar
@Dr7 Rumuz Ramiz
5 yıl önce
katıldı.
0
film takip ediyor.
0
film/bölüm izledi.
77
yorum yaptı.
Favori Filmler
İzlenen Filmler
Sonra İzle
Yorumlar
On the Line
Der junge Häuptling Winnetou
The Old Way
Hay ağzın bal yesin!🍯
3 yıl önce
Beğen
0
"Pandora'nın kutusu açıldı.", "Çin iyidir.", "Buda candır.", "Kilise kötüdür.", "Rahipler sahtekardır.", "Kadınlar kurtarıcıdır.", "Çin seddi yıkılırsa medeniyet yok olur.", "Sevgi en güçlü şeydir." gibi göndermeler ve alt fikirlerle ve de envai çeşit simgelerle bezenmiş, hayal dünyasının âfâkını zorlayan bir masal seyrettim. Fakat hakikatle bağlantısı yok değil. Çünkü halihazırda zaten şehirler yani sanayi, Uzakdoğu'ya göçüyor. Amaç buraları hep dutluk yapmak ya da Çin'in uzak köyleri haline getirmek. Seyir zevki had safhadaydı efenim. Fazla düşünmeden izlense dahi vakit kaybı olmaz vesselam.
3 yıl önce
Beğen
0
Bundan mı, bundan mı diye sorma evladım. Sadece birini alabilirsin.
3 yıl önce
Beğen
0
Ölen Teslis ablanın göğsüne elini daldırıp diriltebilen rahip kıyafetli Neo-Mesih'in, sanal alemde varlık içinde yokluk çeken ahir zaman beşeriyetini kurtarmak için nur topu gibi bir yazılımın tıpkı basımları olan casusları pataklamak üzere Rüya Tanrısı'nın sunduğu uyarıcı hapı yutmasını anlatan, evet çok etkileyici, hatta yeri doldurulamaz ama anafikrini çözdükten sonra son derece sığ bir propagandanın şuuraltına yüklenme çabası olduğu aşikar olan meret. Vaktiyle bunu yedi kere seyreden, birazcık da İngilizce sözlük karıştıran kışkırtıcı ve kendinden emin bir emminiz olarak Kung fu Panda'yı yeğlerim yeğenlerim.
3 yıl önce
Beğen
0
Nihayetinde Henry'nin talimatları haricinde annesinin işe yarar bir şey yapmasını bekledim ve oldu. Aksi takdirde Henry'yi haddinden fazla yücelten, diğer herkesi yok sayan, tahmin edilebilir ama tahammül edilemez bir anlatım bize reva görülmüş olacaktı.
3 yıl önce
Beğen
0
Her yönden çok güçlü olduğunu düşündüğünüz bir kötülüğü durdurmak için bazen tetiği çeken; şahadet parmağınız yerine bir çift vurucu söz ve unutulmayacak bir yüz ifadesi olur.
3 yıl önce
Beğen
0
Muhteşemdi ya! Bitene kadar rahat nefes alamadım. Dopdoluydu. Nihayetinde taşlar yerine oturdu. Bu kadar kısa zamana bu kadar çok macera nasıl sığdı, hayret! Hikayede çelişki melişki yoktu. Şu mecrada binbir türlü saçmalık varken, sırf havalı görünmek için bu güzelim filme dil uzatanların ucuz eleştirilerine kulak asmayın. Hemen açıp seyredin!
3 yıl önce
Beğen
1
Fışkıran kanın pisliğin abartıldığı, tek mekanda geçen ve insanda bir fikir veya his uyandırma derdi olmayan, hikayesi de yetersiz olan manasız, lüzumsuz bir vakit kaybı. Bu seyrettiğim son Tarantino saçmalığı olarak kalsın.
3 yıl önce
Beğen
0
Keşke ilk bölümü de yükleseniz de maziyi yad etmek içün en baştan seyreylesek.
3 yıl önce
Beğen
0
Yönetmene yüklenmişsin, eyvallah da bari bir isim verseydin de onun sanatını seyretseydik. 1999'dan 2019'a kadar nasıl tam 30 sene geçti, onu da açıklasaydın keşke. İzafiyet kuramıyla böyle şeyler mümkün tabii.
3 yıl önce
Beğen
0
Efenim her ne kadar hikayede bazı bazı kopukluklar ve hatta abesle iştigal vaziyetler, hadiseler cereyan ettiyse de su gibi aktı gitti. Kopuk yerlerini hayalî düğümlerle bağlamak, abes yerlerine göz yummak, masal dinleme hâlet-i rûhiyesiyle seyre dalmak zannederim ki bir miktar keyif verecektir.
3 yıl önce
Beğen
0
Evvela, kız annesiyle babasının ayrılmasını kaldıramamış. Bu nedenle karşı cinse ne kadar yaklaşırsa kaçınılmaz son olan ayrılığa da o kadar yaklaştığına inanıyor. Oğlansa git gide kıza bağımlı oluyor. Halbuki kızı düşünmekten kendine biraz vakit ve dikkat ayırıp hayatına çeki düzen verseydi, tebrik kartı vecizecisi(?) olarak kalmak yerine, esas mesleği ve severek yapacağı mimarlıkla ilgilenseydi belki de ayrılmazlardı. Nitekim ayrıldıktan sonra jeton düştü de istifayı bastı. Yani aslında ne istediğini bilse ve hayal gücünü sadece işine gücüne sarf etse belki de kızı kaçırmazdı. Ey bunları okuyan duygu yüklü genç arkadaş! Sevdiğinin her şeyine çok fazla anlam yükleyip onun gerçek halini değil de hayalini sevmeyi bırak. Mecaz yapma. Gerçekten sev. Körü körüne sevme. Sevdiğinin yanlışlarını görmezden gelme, sevebiliyorsan yanlışlarıyla beraber sev. Öyle sevemeyeceksen, hiç bulaşma. Çünkü sevmek öyle bir şey değil. Bir kere bulaştıysan ve yolların ayrılmasına mani olamıyorsan da tek seçeneğin o olmadığını kabullenip yeni ihtimallere kucak açmayı bil. Unutmak o kadar kolay ki. Bu film gibi, nihayetinde acılar geride kalınca yüzünde tebessüm bile bırakıyor. Bunları elbette tecrübeyle öğrendim. Sen de kendini üzme diye gecenin köründe üşenmedim, yazdım.
3 yıl önce
Beğen
4
Robin
4 yıl önce
Beğen
0
Robin
4 yıl önce
Beğen
0
Robin
4 yıl önce
Beğen
0
Bu filmden önce suçlanacak o kadar çok film var ki... Çoğu Amerikan filminde Yahudi acındırması yapılır zaten. Ayrıca muhtemel suçluların bütün insanların tasdikiyle öldürüldüğü bir dünya olması mümkün değil. Elbette buna karşı çıkacak aklı selim insanlar olacaktır. O yüzden felaket dellallarının bahsettiği kadar kötü bir gelecek beklemiyorum. Bizi korkutmaya, düşmanı gözümüzde büyütmeye çalışmak yerine ne yapsak da onların hesaplarını bozsak diye düşünmeleri lazım. Biz o kadar aciz değiliz. Bizim Allah'ımız var.
4 yıl önce
Beğen
0
Biri seyretmediği halde yorum yapıyor, öbürü de ona cevap verirken hikayenin sonunu söylüyor.
4 yıl önce
Beğen
0
İyi ki senin yorumunu okumadan seyretmişim yardımsever Tolga.
4 yıl önce
Beğen
0
Tamamını seyretmediğin ve/veya anlamadığın yazdıklarından belli.
4 yıl önce
Beğen
0
Ne kadar rezil bir yorum yaptığını beş sene sonra fark ettin mi acaba? Katie'nin yaptığı özgürce yaşamak mı, yoksa kendine engel olmak mı? Babalarla kızları hakkında konuşmak sana mı düşer Ferhat? Kızların senin gibiler onlardan faydalansın diye "rahat" olmasını istediğin aşikar. Kendine gelmişsindir umarım. Bunları bir baba olarak yazıyorum.
4 yıl önce
Beğen
0
Ben de babayım ve seyrederken içim kan ağladı. Çünkü aklıma kötü ihtimaller geldi ve o kötü ihtimallerden evladımı korumak için daha dikkatli olmam gerektiği. Baba olmak evladın ve onun annesi için yaşamak demek, hayatının merkezine evladını oturtmak. Bunu yapamayan zaten baba değildir, olamamıştır. Kızın içindeki boşluğu doldurma çabası esnasındaki bozuk davranışları maalesef bizim ülkemizde de mevcut. Bu gerçekle yüzleşip hem kız, hem erkek evlatlarımızın güven duygusunu besleyecek anne babalar olmak için çabalamalıyız. Bir de şunu söylemem gerek: Eğer bir şekilde anne ve/veya babadan mahrum kaldıysanız bu zor durumu aşabildiğiniz andan itibaren siz diğer insanlardan çok daha yüce bir ruh oldunuz demektir. İyi seyirler...
4 yıl önce
Beğen
1
4 sene geçmiş ama... Eğer hâlâ aynı yerdeysen cesaretini al ve sevmeyi, sevilmeyi, güvenmeyi ve duygularını ifade etmeyi öğrenmeye başla. Her şey çocukken öğrenilecek diye bir şart yok. Kendine deneme hakkı tanı.
4 yıl önce
Beğen
0
En sonunda bir evrende adamın fişi tam 8. dakikada çekilip tamamen ölünce diğer evrende yaşamaya devam ediyor.
4 yıl önce
Beğen
0
Başından sonuna kadar tatmin edici bir bilimkurgu.
4 yıl önce
Beğen
0
^ DİKKAT SPOILER! ^
4 yıl önce
Beğen
0
Babaları başından beri haklıydı. Amerikan devletinin işleri anlamsızdı. Baba sözü dinlememenin zincirleme sonuçları... Adamcağız defalarca ikaz etti veletleri. Gel gör ki hayırsız anne müsveddesi olmadan üç oğlanı ancak bu kadar adam edebilmişti.
5 yıl önce
Beğen
0
Kızın ne suçu vardı... Eşşek sıpalarında "yenge" kavramı yoktu ki. Baba sözü tutup savaşa gitmeyeydiler bütün bunlar olmayacaktı. Arsız veletler söz dinlemediler.
5 yıl önce
Beğen
0
Evet, sırf seyirciyi ters köşe yapmak için saçmalamışlar.
5 yıl önce
Beğen
0
Robert De Niro, Dustin Hoffman, Brad Pitt, Jason Patric, Kevin Bacon... Fazla söze ne hacet?
5 yıl önce
Beğen
0
Konuları benziyor.
5 yıl önce
Beğen
0
Fena değildi. Bunu daha çok beğeneceksiniz: https://unutulmazfilmler.pw/the-china-syndrome-dunyanin-kaderi.html
5 yıl önce
Beğen
0
Ayrıca tekrar vurgulamak isterim ki bu filmdeki esas mesele Amerika yerlileri, Afrikalı Amerikalılar, göçmenler, mülteciler gibi toplulukların Avrupa'dan gelip Amerika'da sömürgecilik ve ırkçılık yapan zorbaların elinden çektikleri zulümler ve bunun neticesinde nesilden nesile aktardıkları unsurculuk fikriyle kendilerini koruma çabalarıydı. Ama ne yapıp edip konuyu Yahudilere getirdiler. ABD'de Yahudiler ezilmez ki. Ezilenler ya Amerika yerlisi, ya Afrika kökenli, ya Asyalı falandır. Yani amaç farklı. Ben Yahudilerin bu timsah gözyaşlarına kanmıyorum. O yüzden böyle filmlerden istesem de etkilenemiyorum. Siz devam edin kendinizi kandırmaya veya vicdanınızı sömürtmeye. Ama Filistin, ama Arakan, ama Doğu Türkistan diyenlere tahammül etmeyip Hollywood sarhoşu olmaya. Tatlı Amerikan rüyaları...
5 yıl önce
Beğen
0
Siyonistler bir yandan bunun gibi binlerce filmle Yahudi acındırması yapıp bir yandan da Filistin'de ve ABD'yi kullanarak başka yerlerde soykırımın envai çeşidini yaparken hâlâ Yahudilere ağlayan şaşkınlar var. El insaf! Önce kendi halinize ağlayın. İsrail ve Yahudi güdümündeki ABD başta PKK olmak üzere birçok terör örgütünü kullanarak bizim Mehmetçiklerimizi senelerdir katlederken kusura bakmayın ben bu filme değil Mehmetçiğime ağlayacağım. Ayrıca Yahudilerin kendilerinin seçilmiş millet olduğuna, diğer milletlerin kendilerine hizmet etmek üzere gönderildiğine dair sapkın inançlarını çoğunuz bilmiyor galiba. Yani yeryüzüne gelmiş en ırkçı topluluk Yahudilerdir. İsrail soyundan gelmeyeni dinlerine bile almazlar. Irkçılıkta da soykırımda da Hitler'e fark attılar. Diğer soykırımlardan bahsettiğim yorumumu beğenmeyen gizli Yahudiler, az kaldı. Hesap soracağız. Her türlü pisliği yapıp filmlerle kendinizi aklayamazsınız. Hepinizi tek tek bulacağız. Saklanmayan ebe sobe. :)
5 yıl önce
Beğen
0
Siyonist Yahudilerin doğrudan ve dolaylı olarak halihazırda yapmakta oldukları soykırımlardan rahatsız olmak yerine binlerce filmini çekip acındırmasını fazlasıyla yaptıkları Hitler zulmünden rahatsız oluyorsan sen önce kendi insani duygularını bir yokla.
5 yıl önce
Beğen
0
Chazz Palminteri harikaydı. Robert De Niro bildiğimiz gibi. Dört dörtlük bir filmdi.
5 yıl önce
Beğen
0
Bu tutumum Filistin'de, Arakan'da, Doğu Türkistan'da, Tibet'te, Cezayir'de, Amerika'da, Avustralya'da yapılan soykırımlar enine boyuna Hollywood filmlerinde anlatılmadıkça devam edecek.
5 yıl önce
Beğen
2
Demek ki evi yakmasaydılar kadıncağızın cenazesini taşımak için sen greyderi kullanacaktın, Leonardo da vinci.
5 yıl önce
Beğen
0
Bu tanıtımı okuyunca seyretmekten vazgeçtim. Zaten her şey anlatılmış.
5 yıl önce
Beğen
0
Ip Man serisinin son filminden sonra Donnie Yen'i takip ederek bu filmi seyrettiğim için beklentimin karşılığını pek bulamadım. Film gerçekçi unsurlarla hayal ürünü ögelerin kıvamını tutturarak yoğurup kılıç ustalığını Çin tıbbı ve Uzak Doğu'nun karma gibi inançları üzerinden anlatıyor. Bir şaheser değildi ama vaktimi boşa harcadığını da düşünmüyorum. Aşırı öven veya yeren yorumlara itimat etmeyiniz.
5 yıl önce
Beğen
0
Helal olsun. Dört dörtlük eleştiri olmuş. Uzun eleştiriler genelde ucuz tarafgirliklerin dışavurumu olduğu için pek okumam ama öyle bir tahlil etmişsiniz ki sanki seyretmiş gibi film hakkında sizinle aynı fikirlere sahip oldum. Hatta gelecek vaat eden yönetmen mantıklı bir senaryoyla yeni bir film çekmedikçe vaktimi bu filmle harcamamaya karar verdim.
5 yıl önce
Beğen
0
Bir şaheser olma yolunda çok iyi gidiyordu ama sonunda her yönden hayal kırıklığı yaşadım. Aynı son daha vurucu bitirilebilirdi veya bir başka son düşünülebilirdi. Bilmiyorum. Yine de güzeldi.
5 yıl önce
Beğen
0
Nadir bulunan sağlam ve zarif bir özeleştiri. Yavaş ilerlese de ince ayrıntılarla nazik dokundurmalar yapılması ilgi çekici. Aynı zamanda nadir bulunan bir fikrî değişim hikayesi. Baştaki bayrak sahnesindeki adam gidiyor, yerine sondaki bayrak sahnesindeki adam geliyor. Aslında hadise adamın acı gerçeği bulmasından ziyade, onunla sessizce yüzleşip artık basmakalıp kahramanlık hikayelerine kanmayı bırakması. Masalı dinleyen çocuğun cevabı meseleyi özetliyor: "Kral neden küçük Davud'un devin karşısına çıkmasına izin vermiş?" Bence kral: kendini çok kötü bir düşmana karşı savaştığı yalanına inandıran baba, Davud: onun iftiharla asker yaptığı sözde kahraman, terbiyeli, günahsız evladı, dev ise: alnının ortasından vurulup halledilivereceğine inandığı sözde kötü niyetli, kuvvetli, meydan okuyan düşman Irak. Konu alakasız olsa da bu filmdeki Tommy Lee Jones'un değişimi bana Clint Eastwood'un Gran Torino filmindeki değişim hikayesini hatırlattı. Meğer zaten bu film de Clint Eastwood için hazırlanmış ama aksilikler çıkınca Tommy Lee Jones çağrılmış. İyi seyirler...
5 yıl önce
Beğen
0
Mesele Yahudi acındırması üzerinden değil de dosdoğru Avrupalıların Amerika'ya gidip Amerika yerlilerine ve oraya götürdükleri Afrikalılara ve diğer göçmen ve mültecilere yaptıkları zulümlerin üzerinden anlatılsa etkilenirdim ve keyifle seyrederdim. Çünkü esas konu okuldaki çocukların benzer acılar çektikleri halde birbirlerine düşmanlık etmelerinin yanlış olduğuydu. Ama maalesef sürekli vurgulanan ve esasen konuyla alakalı olmayan Siyonist propaganda gene devrede. Evet konu ırkçılık olunca illaki Yahudi katliamı akla gelmemeli. Yaşanmış hikaye olması niyetin Siyonist propaganda olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Herhangi bir filmdeki düşmanın ya müslüman, ya Rus ya da Alman olması beni Hollywood'dan soğutuyor. O yüzden bu konulara pek girmeyen filmleri mümkün olduğunca tercih ediyorum.
5 yıl önce
Beğen
4
İlaveten kadının manasız hayatını vurgulamak üzere sözde sanatlı, çirkin ve kof kuvvetin resmi olarak şişman müstehcenliğinin kullanılması her türlü açık saçıklığı reddeden bünyemde mide bulantısı yaptı. Başka türlü ifade edilse çok daha hoş bir film olabilirdi. Yanlış anlaşılmasın, göze güzel gelen insan bedeni görüntülerinin de pazarlanmasına karşıyım ve teşhirciliği hiçbir bahaneyle sanat olarak kabul etmiyorum. Her sanatçının kendi sanatını, kendi istediği kişilere, kendi istediği surette teşhir etme hakkı vardır. Fakat Hakiki Sanatkar olan Allah'ın sanatlarından biri olan insan bedenini O'nun ruhsatı olmadan sergilemek, göze güzel gelse dahi çirkinlik ve çok büyük haksızlıktır.
5 yıl önce
Beğen
0
Yorumlarda bahsedilen kitabı okumadım. Filmi de maalesef uzun bir günün ardından kesik kesik seyredebildim. Şimdi ertesi sabah filmden ne anladığımı yazmaya cesaret ediyorum. Şöyle ki, adamın yazdığı romanla onu ithaf ettiği kadına söylemek istediği şunlardı: Ben senin ve karnındaki çocuğumuzun hayaliyle bir yola çıktım. Sen gece hayvanları gibi, baykuşlar gibi benim bu mutlu yolumu kestin. Hayatın kurallarından bahsetmeye ve beni suçlamaya başladın. Kuralları çiğneyen esas suçlu sen olmana rağmen... Bir yanın beni oyalarken bir yanın hayalimdeki tertemiz seni ve kızımızı alıp götürdü, onlara tecavüz etti, kirletti ve onları acımasızca öldürdü. Sana mani olamadım çünkü zayıftım. Ama görüşmediğimiz zaman boyunca kalemimle senin içindeki suçluların peşindeydim. Ben hem hayatı boyunca yakaladığı suçluların serbest bırakıldığını gören, kahrından ölmek üzere olan ve artık suçluları cezalandırmaya kararlı kimsesiz bir polistim; hem de hayalleri elinden alınmış, yapayalnız bırakılmış bir adam. Aslında tam olarak kimsesiz bir polis değildim, uzaklarda bir kızım vardı ama benden, şu zavallı halimden haberi yoktu. Bu romanı yazarak önce beni oyalayan hatıranı öldürdüm. Sonra daha da kendim oldum. Zayıf olduğumu söyleyip duran, yüzüme adeta levyeyle vuran, eğer kendini bir şeyle suçlarsam o suçu gerçekten işlemeye hakkı olduğunu iddia eden, benimle yuva kurmayan ve kendiyle beraber kızımızı da öldüren hatıranı öldürdüm. Nihayet seni engelleyemeyen zayıf yanımı da öldürdüm. Polis gibi suçluları yakalayan ve serbest kaldıklarını gören yanımsa zaten kahrından ölmek üzere. Kitabımı okudun ve benim intikam aldığımı düşündün ama seni yazarak da olsa gebertmek umurumda olur mu sanıyorsun? Ne yaparsam yapayım tertemiz hayallerim, masum sen, günahsız kızım geri dönmeyecek ki.
5 yıl önce
Beğen
0
Evet Martin Scorcese, evet Robert De Niro, evet Al Pacino ama film kötü. Bunun başka açıklaması yok. Efsane isimleri görünce beklenti içine girdim ama hakikaten vasat film. Ayrıca filmde anlaşılamayacak bir şey de yok. ABD'nin yakın tarihine aşina olmak da bir şey değiştirmiyor. Öylesine çekmişler işte. Babaların hatrına sabırla seyrettim. Kendilerine yazık etmişler vesselam.
5 yıl önce
Beğen
0
Mekânlarından mı, sükûnetinden mi, çözülmeye gidene kadar yavaş akışından mı bilemiyorum ama bizdeki "Av Mevsimi"ni anımsattı bana. Sonu hakkında seyirciyi iki tahmin arasında gelgit yapmaya yönlendiriyor ama... Beni şaşırttı. Güzeldi vesselam.
5 yıl önce
Beğen
0
Söylemeden edemeyeceğim: Tarantino'nun tartışmasız en iyi filmi.
5 yıl önce
Beğen
0
Bittiği zaman başarılı geçen uzun bir ameliyattan çıkan cerrah hissini veren kanlar içinde bir hikaye. Vahşi batının Tarantino dokunuşuyla vurgulanan vahşetini seyrettikten sonra huzurla gülümsemek isteyenler buyursunlar.
5 yıl önce
Beğen
0
Running Dead
5 yıl önce
Beğen
0
Film harika. Gözden kaçırılmamalı. Akıcı, gerçekçi ve duygu yüklü. Ayrıntılar çok güzel işleniyor. Zihni yormadan, ileri geri sarıp durmadan hikaye ince ince anlatılıyor. Kararsız kalma, seyret dostum.
5 yıl önce
Beğen
0
Çok felsefesi yapılan bir hikaye. Yaşanmış olması tesirini artırmış. Özgürlük, tabiata uyum sağlamak gibi keyifli hislere kapılacağınızı düşünüyorsunuz amma ve lakin insana daha ziyade karamsarlık ve boşluk hissi veriyor. Seyretmezseniz asla bir şey kaybetmezsiniz. Seyrederseniz belki yaşama sevincinizi kaybedersiniz.
5 yıl önce
Beğen
0
Denzel Washington diyor. Ne duruyorsun? Seyret!
5 yıl önce
Beğen
0
Gerçekten filmle ilgili konuşan pek olmadığına göre benim de rastgele kafama göre içimi dökebileceğimi zannediyorum. Evvela başını açmanın yasaklanışını kötü, örtmenin yasaklanışını iyi olarak niteleyen yasakçı ve tutarsız zihniyetinize lanet olsun. Hasta ve sahte özgürlük anlayışınız batsın. Anladığım kadarıyla başını örtmek isteyenlerin özgürlüğünü kamu alanında engellemeye çalışmayı modernlik, aydınlık, kalkınmışlık, laiklik gibi binbir türlü sapıkça bahaneyle savunmaya hâlâ utanmadan sıkılmadan devam ediyorsunuz demek ki yasakçı yobazlar sizi. Bunları devrimden önceki ve sonraki İran yönetimlerinin hiçbirini tasvip etmeyen biri olarak söylüyorum. Kimsenin kıyafetine ve özellikle dini anlam yüklediği giyiniş tarzına dışarıdan yorum yapılamaz, engel olunamaz ve hiçkimse bu nedenle kamudan dışlanamaz. Buna tek istisna dine bakış açısı ne olursa olsun çoğu memlekette ortak olan genel ahlak kurallarına riayet etmeyenlere yapılan ikazlardır. Mesela illa ki çırılçıplak gezmek isteyen biri kendini cilt kanseri olmaya adayanların yatıp yuvarlandığı sıcak sahillerden birine giderek veya belgesellerde gördüğü herhangi bir kabileye takılarak "özgürce" soyunabilir ama toplumların çoğu tarafından genel ahlak kuralları gereği biraz olsun giyinmeye davet edilecektir. Bu istisna haricinde kimsenin dinine diyanetine, kıyafetine karışılamaz. Gerçi kime ne diyorum ki ben... Baskıcı ve ötekileştirici olmakla gurur duyarken özgürlükçü olduğunu iddia eden lağım zihinliler ağızlarından dışkılarken en iyisi bu pis kokulu ortamı terk etmek. Velhasıl özgürlük hiçkimsenin değildir, herkesindir. (Cevap yazan veya "beğenme" düğmesine eli giden kesinlikle insan hakları düşmanı yobazdır.)
5 yıl önce
Beğen
2
Kadının görme kabiliyetini kaybettikçe etraftaki seslerin ritmini farkedişi hoşuma giden tek yönetmen dokunuşuydu. Adamın intihar etmek yerine kadının parmağını tetiğe bastırtması kadar saçma bir şey görmemiştim. Neden yapsın ki bunu? Hayır, kadıncağıza zorla cinayet işletip onun hayatını niye mahvetmeye çalışsın? Onun parmağını tetiğe bastırmaya cesaret ediyorsa pekala tetiğe kendi de basabilir. Kendi parmağıyla tetik arasında kadının parmağı olunca daha mı iyi öleceğini sandı? Ayrıca kadın adamı iyice gebertmek için niye kafasına kafasına vuruyor? İki dakka bekleyip parasını alamaz mı? Niye kendinin ve üstüne titrediği oğlunun hayatının mahvolmasını kesinleştirsin? Böyle tutarsızlıklara nasıl tahammül edebiliyorsunuz? Kimse kusura bakmasın, böyle bir saçmalığı sanat filmi diye yutamayacağım. Sürekli hareket ederek seyircinin gözünü yoran çekimler yapıp birkaç müzikli danslı sahne ekleyiverince sanat filmi çektim diyemezsin. Şu yönetmene anlayış göstermeyi bırakın artık. Sanat bu değil. Güzelim konuyu berbat etmiş.
5 yıl önce
Beğen
1
Medium dizisinden tanıdığım Patricia Arquette için seyrettim. Pulp Fiction, Kill Bill gibi bir film. Onları da beğenmemiştim, bunu da beğenmedim. Ne yapayım, tarzım değil. Halbuki C. Nolan'ın Batman serisinden Kevin Costner, Denzel Washington, Al Pacino, Robert De Niro, Bruce Willis filmlerine kadar uzanan geniş bir aksiyon/suç filmi yelpazem var.Yani aslında kolay beğenirim. Ama maalesef... Kızmayın Tarantula ve Sakat hayranları. Velhasıl vay be dedirtecek bir film arayanlar seyretmesin. Ama ayrıntılara takılmayanlar, maksadı biraz silah sesi duymak, ağzı yüzü dağılmış insanlar ve para dolu çantalar görmek isteyenler buyursunlar. Zaten hareketli olduğu için elbette çabucak akıyor.
5 yıl önce
Beğen
0
Çocukluğumun en iyi filmi, hiç geçmeyen çocukluğumun.
5 yıl önce
Beğen
0
Sonunda oğlan ölüyor. Sadece bu eksik kalmış. Maşaallah gizleme zahmeti de yok. Ben 25 yıl önce seyrettim ama ilk defa seyredecekler için sonunun mutlu olmadığını bari çaktırmamak lazım olsa gerek.
5 yıl önce
Beğen
0
Muhtemelen oyun müptelası olan, zihinlerinde keşmekeşin hâkim olduğu, aceleci, heyecanlı arkadaşlar merak ediip seyretmek isterlerse önce kendilerini hayatın gerçek yavaş akışına alıştırsınlar.
5 yıl önce
Beğen
0
Çünkü hâl, şimdiki zaman demektir. Film ülkemizin belki taşrasının "bir zamanlarını" kötü gösteriyor olabilir. Hâl-i hazırdaki vaziyet hiç de öyle olmadığı için (gıcırdayan döşemeler, eski âlet edevât vs.) yönetmenin o kadar saçmalayacağını sanmıyorum.
5 yıl önce
Beğen
0
Geçen sene cerrahi bölümleri olmayan, kadın-doğumcunun haftada bir uğradığı basit bir ilçe devlet hastanesinde otopsiye katıldım kardeş. Filmde cenazeyi kesen adamın üstünde bu sefer özel kıyafetler, yüzünde siperlik ve o istediği şarjlı testerenin kralı vardı. Bu sistem belki on-yirmi yıldır böyle devam ediyor. Amma ve lakin filmin adını okumakla ülkemizin bir zamanlar kötü durumda olduğunun gösterildiğini anlaman lazımdı. Yani şimdiden bahsetmemiş.
5 yıl önce
Beğen
0
Filmde en ufak bir Avrupailik görmedim. Zaten Anadolu'da taşrada işlerin nasıl yürüdüğünden bahsesen bir film nasıl Avrupai olabilir ki? Olsa da böyle mi olur? Velhasıl kendini aşağılayabilirsin ama Türkiye hepimizin, aşağılayamazsın. Ve bilakis Türkiye bundan da çok daha fazlasını ve de her zaman her güzel şeyin daha fazlasını hak eder. Avrupa hayranlığınızı ve Türkiye'den nefretinizi lütfen gidin artık kendi lavabonuza kusun, yeter.
5 yıl önce
Beğen
0
Saplantıya dönüşen bir başka sevda hikâyesi. Pek yoruma değer bir yanı yok aslında. Hızlandırarak seyrettim. Karanlık ve kirli mekânlarla, konuşmalarla mânâsızca içinizi sıkmak isterseniz buyurun.
5 yıl önce
Beğen
0
Haklı tenkidler, haksız tenkid ediciler. Bencilliğin her çeşit sûreti. Uyutulan merhametin üstünde vicdan örtüsü. Unutulan hakikat. Avuntuların dev aynasındaki akisleri. Esir edilmiş haysiyetlerin takası. Ölmekten beter bir kış uykusu.
5 yıl önce
Beğen
0
Ana fikri, akıcılığı ve oyuncuların başarılı icraatleriyle dört dörtlük şaheser. Coşkun şelalenin yanında oturup az ötedeki sakin gölün manzarasını seyretmek gibi; ya da tam aksi. IMDB'nin cimri davrandığı âşikâr.
5 yıl önce
Beğen
0
*ısırık
5 yıl önce
Beğen
0
Evvelâ seyrettiğime hayran kalmadım. Ama yavaşlığından da şikâyet etmedim. Çünkü gerçekçiliği hissedebilmemiz için yönetmen bizi yavaşlatıyor. Kırparak bir buçuk saate indirseydi tesirini tamamen kaybedecekti. İlaveten işlerin aslında sıradan yerli ve yabancı filmlerdeki gibi hızlı hızlı oluvermediğini, insanın hayatta birçok hususta âciz kaldığını, hemen her istediğini yapıp kurtulamadığını vurgulamak için hadiseler yavaş akıyor. Taşrada çalışan ve benzer sahnelerde dolaşıp benzer kahramanlarla çalışan biri olarak anlatımdaki gerçekçiliği öyle hissettim ki sıradan bir günüm gibi geldi. Galiba tek fark savcının ve adli tabibin bir şeyleri saklama çabasıydı. Belki de bu nedenle bende hayranlık uyandırmadı. Ama gülümsetti. Son olarak filmin ülkemizin hâlini kötü gösterdiği iddiasının beyhude olduğunu ifade etmek istiyorum. Çünkü hâl
5 yıl önce
Beğen
0
Her şeyin yerli yerinde olduğu sade, abartısız ve en önemlisi: huzurlu bir anlatım. Wyoming denen yerin harika manzarası insanın içini ısıtıyor. --------------------------------- Sonlara doğru acaba iri ve özgür arkadaş bir güzellik yapıp ısrarcı ve istismarcı havuçtan birkaç ısorok alır mı diye beklemedim değil. Belki o zaman taşlar yerine daha sağlam otururdu. Ama dedim ya, gösteriş, abartı veya aşırı şiddet amaçlanmamış. --------------------------------- IMDB ortalaması gayet makul. Keyifle seyrettim. Bize bu hoş imkânı ve loş mekânı sağlayarak hâlet-i rûhiyemizin değişmesine vesile olan arkadaşa teşekkür ederim.
5 yıl önce
Beğen
0
Gözden kaçırılmaması gereken bir eser. --------------------------------- Amiri tarafından sunuculuk dar kalıbına sokulmaya çalışılan bir araştırmacı muhabirin, para babalarının ört bas etmek istediği bir nükleer faciayı, dostlarının destekleriyle gün yüzüne çıkarma hikayesi. Son derece gerçekçi bir anlatımla hadiseler silsilesi cereyan ediyor. --------------------------------- Para uğruna dünyayı yakıp yıkmayı göze alan gözü dönmüş açgözlüleri bir kez olsun mağlup etmek için verilen bir savaş.
5 yıl önce
Beğen
0
Angelina abla ağlarken ben onun yerine sövdüm. O sövünce de benim gözüme toz kaçtı. Sebep oldukları bütün bu acıların bedelini ödeyemezler. Çünkü kavgayı zalimler başlatır, adiller bitirir. Kavganın bitmesi zalimlerin günah çıkardıkları, artık masum oldukları anlamına gelmez. Maalesef bütün dünyaya az çok nüfuz eden mimsiz batı medeniyetinin sözde adalet, emniyet, cumhuriyet, hürriyet halılarının altına süpürdüğü pislikleri meydana çıkaran bir anlatım. Bir asırdır pek değişen bir şey yok. Belki yöntemler çeşitlendi ama neticeler aynı: ÇOCUKLAR KAYIP. ÇOCUKLAR AİLELERİNDEN KOPARILIYOR. ANNELER ÇOCUKLARINI TANIYAMIYOR.
5 yıl önce
Beğen
0
Final de (Bu da "dahi" anlamındaki "de".) güzeldi.
5 yıl önce
Beğen
0
Tamamen katılmakla beraber eleştirmeden edemeyeceğim. Çünkü "eleştirisel" değil "eleştirel" denir.
5 yıl önce
Beğen
0
1) Suçlular değil, suçlananlar zenci. 2) Emniyette kadın çalışan olmaması 1992'nin değil filmin geçtiği 1950'li yılların zihniyeti. 3) "Cinsiyetsiz" kelimesini genelde cinsiyetsizleşme çabası olanlar kullanıyor ve bu cinsiyetçilikten bile daha itici. 4) Burası çocuklara mesleklerin tanıtıldığı okul gibi bir ortam değil ki. 5) Evet film biraz yavaş akıyor ama keşke yorum yazmadan önce gerçekten seyretmiş olsaydınız. 6) Yorumunuzu yanlışlıkla beğendim, geri alamıyorum. 7) Yoruldum.
5 yıl önce
Beğen
0
Şehrin pisliğinden, gecenin kokuşmuşluğundan iğrenen bir uykusuz, ayık ve aykırı adamın hikâyesi. Saldırgan hissiyatını açıklaması için her defasında kelimeler kifayetsiz kalınca her şeyi canı pahasına değiştirmeye karar vermiştir. Hikâye öyle gerçekçidir ki kahramanımızın sadece bir gecesi hareketli geçer ve nihayet bir hayatı kurtarabilir. Fakat kendini ifade etmesi ve tanıtması için o gece kâfi olacaktır. Onca saçmalığın arasından hayatının anlamını bulacaktır.
5 yıl önce
Beğen
0
Evin içinde köpek beslenmesine karşıyım. Ama yaşlı köpek bütün olan biteni güzel anlatmış. Vaktimin boşa gideceğini zannetmiştim. Ama öyle olmadı. Kadın vedalaşmadan önce adamdan söz aldı, tutkusundan vazgeçmeyeceğine dair. Her şey üst üste geldikten sonra bile nezaketinden taviz vermeyen adam biraz sabretti ve nihayet hak ettiği yere geldi. Filmi, oyuncular arasında adı geçen Kevin Costner'ı seyretmek için açmıştım. Hatta yakışıklı Milo Ventimiglia'nın yaşlı hâli Kevin Costner olabilir diye beklemedim değil. Ama bilin bakalım Kevin Costner kimmiş?
5 yıl önce
Beğen
0
Yıldızlar takımı iyi oynamış. Devletin birkaç nadide adamının canını dişine takarak mücadele etmesi ve mafya babasını cezalandırması anlatılırken bir yandan da yargının köhneleşmesi, emniyetin laçkalaşması, basının laubaliliği küçük dokunuşlarla tenkit edilmiş. Kötü adamların hünerlerini sergilediği ve veciz konuşmalar, tüyler ürpertici bakışmalar, reddedilemez teklifler yaptığı bir macera değil bu. Tarihî polisiye film beklentisiyle seyredilmesi daha tatmin edici olur. Çünkü hikaye ve oyuncular ne kadar sağlam olsa da intikam arzusu veya sevdiklerini koruma içgüdüsü gibi duyguları vurgulamak maalesef ihmal edilmiş.
5 yıl önce
Beğen
0
Bir çocuk kendi yaralarıyla yola çıkar. Yolda başka yaralı çocukları görür. Onların yaralarını sarmaya çalışarak kendi acısını hafifletmek ister. Ve aslında yaralarının kaynağına doğru giden yol sürekli uzar. Çocuklarınızı sevseydiniz bütün bunlar olmazdı.
5 yıl önce
Beğen
0
Daha Fazla Göster