Diziler
Filmler
Listeler
İletişim
Ara
Giriş Yap
gönder
Temizle
Populer Aramalar
@hicrank
9 yıl önce
katıldı.
0
film takip ediyor.
0
film/bölüm izledi.
97
yorum yaptı.
Favori Filmler
İzlenen Filmler
Sonra İzle
Yorumlar
Mamoru Oshii nin hikayesi. Bu ismi Gost in the shell den hatırlıyoruz. Efsane bir hikaye. Hele müzikler. Hala film müziklerini dinliyorum bir köşeden. O kadar yerli yerinde o kadar olağan ki hikaye. Bilim kurgunun böylesi :) çoook sevdiklerimden biridir
8 yıl önce
Beğen
0
Binoche çok çok sevdiğim bir oyuncu ve o fransız melankolisinin canlanmış biçimi oluyor sanki. İlk defa izlediğimde diğerleri bunun kadar iyi olamaz dedim. Ama Beyaz çıtayı yükseltti. Sonra Kırmızı daha fazla derken sıralamanın sonuna düşüyor Mavi. Buna rağmen leziz. Ama şu var ki fransız sinemasının genelini düşünürseniz yepyeni bir şey veriyor diyemezsiniz. tabi günümüzden bakıyorum ben olaya. Fransız sinemasının alışık oldugu bir tarz bu. Bunları boşverip hemen hepsini izleyin derim.
8 yıl önce
Beğen
0
Renkler o kadar açık biçimde yansıtıyor ki filmleri. Beyaz en softlarıdır aralarında ve bunu izlerken çok rahat hissedersiniz. Keyifle akar gider görüntüler ekrandan. Kırmızı ve mavi çok daha yoğundur. Daha yoğun ve daha iyi yorumları gelir. yer yer katılıyorum ama benim favorim Beyaz. Fransız filmi olmaktan çıkıyor Beyaz çünkü. Diğerleri başyapıt, kesinlikle ama fransız sinemasaında benzeri melankoli ve romantizme rastlarsınız. Beyaz söz konusu olunca hava değişiyor. Bilememiyorum, ayrıcalıklı bende. henüz net biçimde açıklanamayan bir güzelliği var :)
8 yıl önce
Beğen
0
Bir efsanenin sonu. genelde en sevilen kırmızı olur. benim favorim hala beyaz sanırım ama şu güzelliğe kayıtsız kalmam da mümkün değil. mavi ve kırmızı iki fransız filmi beyaz ise polonya'dan gele gibi. orda çekilmesi ile alakalı değil sadece. her şeyiyle. ve dekalog tadı aradığımız her polonya işi canımzın içidir :) Belki de sinema Kieslowski Üç Renk i çeksin diye var olmuştur :)
8 yıl önce
Beğen
0
Remake olayını belirtmiş herkes. Lucas, Coppola, Leone... dönemin usta yönetmenleri Kurosawa 'dan aldıkları ilhamı inkar etmiyor. Büyük adam Kurpsawa. Ama toshiro mifune nin oyunculuguna başka bir tebrik. Kocaman alkış. O minikler ne gizel bir komedi vasfı katıyor filme. Her defası da bir kere daha hayran oluyorum
8 yıl önce
Beğen
0
Film George Lucas ve F. F Coppola nın büyük uğraşları ve Kurosawa ya destekleri ile çekiliyor. Evet, Kurosawa gii bir adam bütçe sıkıntısı çekiyor ne yazık ki. Bu üçlüyü birlikte görmek güzel ama vaziyet acı. Film hüzünlü bir destan. Bazı sahneler Dreams dan fırlamış gibi ce her biri efsane. 3 saat uzun ama güzel bir vakitte filmi hissedebilmek için gayet makul gelecektir. Müzikler başka bir boyuttan. Başka bir şey yorumlar. Arkadaşlar bazen kendinizi anlamak için zorlayın. Böyle bir filmin altına vakit kaybı yazıp gidiyorsunuz ya, ilginç! Böyle düşündüyseniz bitişte (3 saat neden sabredersiniz onu da anlamıyorum ya) bir kaç yazı okuyun, japon kültüründen bir şeyler okuyun, kurosawa sinemasına göz atın ve dönüp tekrar değerlendirin. Bir şeyler değişecektir. Kurosawa kutsalımızdır lütfen etmeyin :)
8 yıl önce
Beğen
0
Deneysel filmlerin seveni de sevmeyeni de boldur. Ortada bir şey var ve tanımlanması gerekiyor. Komedi çok bayağı bir tabir olmuş film için. Diyemeyiz, dememeliyiz sanırım. Film... Siz hiç kabus gördünüz mü? Ya da rüyalarda buluşmayı dilediniz mi? Dilemişsinizdir. Belki de geröek olmuştur? Hep soru hep soru... postmodernizm hayatımıza sorularla gelen sürprizleri soktu. Lineer olmayan zaman kavramı da girmişti yine 21. yy bilim-kurgusuyla. Hepsi birlikte bu filmde. "Bir varmış bir yokmuş" diye başlayan "lanet olsun neler oluyor burda " ile biten yeni realite(izm) :)
8 yıl önce
Beğen
0
Bir edebiyatçı olarak aşk hikayesinden çok dönemin tiyatro yaşantısını görmek, Şekspr globunu incelemek ve yine dönemin oyunculuk meselesini gözlemlemek için izledim. Bizim 19. yy sonlarında yeni yeni yaşamaya başladığımız tiyatroda mekan ve oyunculuk sorunsalnı bir kaç yy önce de olsa tüm Avrupa yaşamış ne yazık ki. Geleneksel halk tiyatromuzdan, klasik batı tiyatrosunu ayıran en temel öğe sahne. Bir kere daha görmüş oldum bunu. Bizim hiç bir zaman sabir bir sahnemiz olmamış. Kapattım, yıktım, mühürledim meselesi de yok doğal olarak. Mekansızlığın özgürlüğünü yaşamışız uzun süre :) tabi dekorsuz metinsiz tiyatromuz hiç bir zaman gerçek bir tiyatro sayılamayacak bu handikapımız. Biz her defasında Şair Evlenmesi ile emekleyen tiyatromuzu açacağız. Bu konu kanayan yaramız. Türk Tiyatrosuna dair bir kaç metin okumak, edebiyatımızdan en az 3-4 tiyatro eseri sayabilmek gerekir. Hiç yok değil , olan bilinmeli. Film 21. yy da çekildiği için klişeler arasına düşebilir işlediği aşk itibariyle ama Şekspir söz konusu. Nasıl böyle demeye dilimiz varsın :(
8 yıl önce
Beğen
0
rahat koltuklarda mısır-kola ikilisiyle izlenecek keyifli filmler çekmiyor Haneke. Rahatsız edici diyor kendi sineması için. Bunu bilerek yapıyor. İzlerken rahatsız olun, bitiminde de huzur bulmayın ve aklınızı kurcalasın karıncalar acı acı... Öyle mi oldu? aynen öyle... Das weisse band hala favorimdir ama funny games düşündükçe güzelleşiyor. Haneke kendi kitlesini yaratmayı başardı ve bu ona yetecektir. Anlamsız bulanlar için söylüyorum. İnsani duyguların köken araması, suçun işlenebilirliği, iyi- kötü kavramını anlatmıyor gösteriyor filmiyle. Karar sizin seçin tarafınızı
8 yıl önce
Beğen
0
Bruegel flaman halk deyişleri, toplum hayatı, dini gelenek ve hikayeleri başarıyla resmetmiştir. Calvary Alayı'da bunlardan biri. Neredeyse her tablosundan bir hikaye çıkartılabilir. flemen atasözleri ve İsa hikayelerine bakışı ve yorumlayışı çağdaşlarından oldukça farklıdır. Bir resmin filmini izlemek kadar heyecan verici bir şey yok. Başlamadan önce ilgili remen muhakkak göz atın ve anlamaya çalışın. Ressamın Karda Avcılar adlı eseri de Andersson'un İnsanları gözetleyen güvercin adlı filmine ilham kaynağı olmuş. Bruegel değerli
8 yıl önce
Beğen
0
yeniden çevrim işinde holivudun eline kim su dökebilir. Scorsese imzası olmasa izlemezdim asla çünkü bu mesele sinema düşüncesinin kanayan yarası. Adamlar daha bir kaç ay önce vizyona giren Toni erdmann ı bile satın almış. Güzel olan ne varsa biz de bir el atalım her şeyi kültürümüze var edelim diyorlar. Gost in the shell'de geliyor çok yakında. Derken seyircinin beğenisini kazanmış her iyi iş bir şekilde holivuda kar sağlıyor. Bu konu sinir bozucu ama film efsane. olan olmuş, izleyin ama bu konuda ben uzun süredir boykotcuyum, hiç bir yeniden çevrimi para verip izlemiyorum. tavsiye ederim :)
8 yıl önce
Beğen
0
kötü yorumlar için kocaman bir "yok artık!" Arkdaşlar savaş filmi çekmek kolaydır. cephe kurşun sesleri gelir, kan gövdeyi götürür, ortalık toz dumandır vs vs ancak savaştın insan üzerindeki etkisini oldugu gibi anlatabilmek, büyük korkular veya ajiteye yer vermeden var olan duyguyu yansıyabilmek zordur. Nazi almanyasının özeleştirilerinden ibaret olan son dönem 2. Dünya savaşı temalarından bunaldıysanız dönüp Das boot'a selam duracaksınız. 3 saat boyunca bir destan yazıyor u-boy'un içinde. Savaş budur. Beklemektir savaş. Gerçeklik de tahmin ettiğinizden çok daha basittir. Holivud aksiyonunun yapaylığından kurtulup Avrupalıdan izlemeli savaşı. Aksi halde hislerinizi kaybedersiniz. Hep daha fazlasını beklerken özü kaçırırsınız.
8 yıl önce
Beğen
0
1919'dan bahsediyoruz. Emeklemiyor bile sinema. O halde iken bir kuram oluşturmak yürek ister. Fransız yeni dalgası, italyan yeni gerçekçiliği veya hollywood efektçiliği gibi algılamamalı o yüzden bu filmi. Doğmamış bebeğe don biçmenşn olumlucası dışavurumculuk. Alman toplumunun savaş sonrası bunalımı ve realizm, naturelizme karşı duruşu doğal olarak kaçışı simgeliyor. Dış dünyadan kaçışla sağlanan bir dışa vurum. Sanat doğanın yansıması ve tam taklidi yerine insan yansıması bir doğa. Kurgulanan hikaye yaratılan mekan ve oyunculuk açıkca ifade ediyor: bu sizin bildiğiniz şeylerden biri değil. Başka bir şey. Munch'un çığlık'ı ya da insanlığın çığlığı. Her halukarda değerli bir film
8 yıl önce
Beğen
0
Genelin hayran oldugu fransız romantizmidir ama beni sadece komedisi etkiler. Veber en sevdiklerimden biri hele hele Reno ve Depardieu gibi iki efsane olunca işin içinde müthiş. Benim öok sevdiğim dozunda, sempatik komedi türü. Yerli yerinde bir komedi filmi için ideal isim
8 yıl önce
Beğen
0
Bu kadar olağandışı bir şeyi böylesine olağan görebileceğiniz şey ancak bir rüya olabilir. Ya da sürrealizm :) İki rüya bir film. Her şey anlamsız mı? Hayır. Bilinçaltında bulunacak anlamlar var. Freudcu bir gözlem lazım ama bu onların rüyası. İşte surrealizm bu. Bireysel gerçekler
8 yıl önce
Beğen
0
Barış hayalleri yüzyıllardır ortadoğuyu besleyen tek nimet. O da olmasa ne kalacak ellerinde bu milletlerin. Eğlenceli keyifli ve meselesi olan bir film. Artmalı
8 yıl önce
Beğen
0
Bir anlam arıyoruz efendim, anlam. Bu filmi izledikten sonra hollywoodun yapay gerçekçiliğini övdüğüm her gün için üzülüyorum. Sinema bu, bu olmalı. Bir meselesi var ama o mesele için sanattan vazgeçmiyor. Neden? Neden varız, neden yer içer uyuruz, neye inanırız, tanrı var mıdır, ya yoksa? Devlet, millet, aile gibi kavramları sorguluyor. Anlamı olan ne diyor. Var mı bir anlam.
8 yıl önce
Beğen
0
İnanılmaz bir film. Dolan farklı şeyler denemeyi seviyor ve her dilmiyle daha çok bağlıyor kendine. Müzik-sahne seçimleri harika, sanat yönetimine tam puan.
8 yıl önce
Beğen
0
Film çok yerildi. Fazla şişirilmiş ve derinliksiz bulundu ama ben çok beğendim. Ölüme yaklaşma fikrinden ağır bir dram çıkacakken bu be yüzeysellik mi dendi? Öyle. Bilinmeyen hayat o kadar karmaşık değildir. Daha basit. Büyğk değişimler, duygulanmalar sinema gerçekliğinde olur ama Dolan gerçek gerçekliğe yaklaşmış. Müzik seçimi fazla popülist evet. Bu da Dolan farkı. Oyunculuklara laf etmeyiniz
8 yıl önce
Beğen
0
Tom Ford akademiden hak ettiği ilgiyi göremese de zirvelerde dolaşan bir film yaptı. Bu yıl sinema adına çok iyi işler çıktı. Nocturnal Animals onlardan biri. Şık bir film. Senaryodan yönetime ne yaptıgını bilen bir kadro ve oraya çıkan iş de çok sağlam. Bitter çikolata tadında demiştim. Yine öyle
8 yıl önce
Beğen
0
Truffaut'un doğum yıldönümü anısına belki beşinci defa izliyorum. İtalyan gerçekçiliği Türk sinemaseverlerine daha çok hitap eder genelde. İtalyanlarla duygu birliği sağlamak daha olası çünkü :) Fransız gibi değerlendirmek çocuk gibi izlemek gerek. İnanılmaz
8 yıl önce
Beğen
0
Katli meştulaştırılmış bir maktul görüntüsü acu vermez ...ve evet "intikam soğuk yenen bir yemektir" / İyi planlanmış ve çekilmiş (kendi dönemi için) bir film. 20. yy da cibayet sanatını görmeden 21. yy Sherlock u olmak mümkün değil
8 yıl önce
Beğen
0
Jean Dujardin ile başka zaman aşkları yaşıyorum. Filmi izlerken Kahirenin Mor Gülü hayalleri yaşadım :) Her karesinden zevk aldıgım bu film bana ikinci şzleyişimde yine aynı şeyi düşündürttü. Duygularımızı sömüren hollywooda isyan! Bir kaç dakikalık seslerin duyulur oldugu bölümün aürecek olması tek korkumdu. Neyseki hızlıca özüne döndü. Aldıgı ödülü sonuna kadar hak ediyor
8 yıl önce
Beğen
0
İtalyan yeni gerçekçiliğini anlayabilmek için bilgi değil duygu birikimine ihtiyaç var. Yakın zamanda Almaya'da bisikletini çaldıran arkadaşımın yaşadıkları bir kere daha filmi izlememe sebep oldu. Bir bisiklet ne ifade eder? Bisiklet, demirli bir tekerlek olmaktan çok daha fazla şey ifade ediyor ve ihtiyaçların tamamı çaresizliğe sebep oluyor. İnanılmaz bir film. Yine, yeniden ve daima en iyi olacak filmlerden biri.
8 yıl önce
Beğen
0
Hayatının bir döneminde derin bir mutsuzluk yaşayan herkes bilir. O hal ömür boyu kalacak gibidir. bu yüzden mutlu insanlardan nefret etmeye başlarsınız. Sizden daha mutsuz birini görmek içinizi rahatlatır. Tuhaf bir haldir o :) İşte bu duygunun filmi karşınızda. Müthiş bir gerilim-aksiyon-korku beklentiniz olmasın. Hollywood filmi değil karşınızdaki. Yerli yerinde bir gerilim ve farklı bir hikaye. Her şeyin olması gerektiği gibi oldugu, fazlaca dramatize edilmeden tadından son bulan bir film.
8 yıl önce
Beğen
0
Roy Andersson dan Kıta avrupasının birbirini tekrar eden yaşamına absürd bir gönderme. Filmin ve Kuzey Avrupa'nın fihristesi mahiyetinde bir Jonathan :) hiç bir zaman ve "doğal olarak" olması gereken yerde olamayan kaptan ve mesajsız telefonlar... İlginç bir yaşayanlar hikayesi daha
9 yıl önce
Beğen
0
absürd karakter ve olayların art arda sıralandığı eğlenceli bir film.
9 yıl önce
Beğen
0
Remade işinde en iyilerden. Coenlerden başka kim bu kadar iyi bir iş çıkarabilirdi. Diğer filmlerine göre daha az esprili dili belki ama görüntüler yine müthiş. Film müzikleri, kurgu, en iyi yönetmen ve en iyi oyuncu (jeff Bridges ve Haille Steinfeld) ödüllerini silip süpüren bir yapım olmuş. 1969 yapımı John Wayne li versşyonu izlemedim. imdb puanları birbirine yakın ancak bundan sonra vasat gelecektir
9 yıl önce
Beğen
0
ayakta alkışlanası filmlerden biri. Bu zamana kadar ertelediğime üzüldüm. Yarı fantastik vakalar, absürd karakterler ve eğlenceli espriler, buna rağmen olağanlık... Sadeliğin mükemmelliğini yakalayan bir Avrupa sineması var ve hollywood un bu sinema karşısında çok fazla tutunamayacagını düşünüyorum. Umarım böyle olur
9 yıl önce
Beğen
0
İkinci dünya savaşında danimarka hükümeti ılımlı teslim olma politikası ile yahudilerin ülkelerinde büyük bir tarajedi yaşamasını önlemişti. Bunun yanında daha sonra gelişen direniş hareketi gerçek istila döneminde ülkelerindeki yahudilerin İsveç'e kaçısına destek olarak da aynı şeyi yapmıştı. Doğal olarak bu filmde neden trajik yahudi soykırımı ve korkunç naziler görmediğimizin açıklaması. Danimarka'yı müttefik safına sokan devetin kendsi değil halk hareketleri olmuştur. İngiltere destekli bu hareketler oldukça başarılı biçimde, fazla milliyetçi davranılmadan, çok yerilmeden veya yüceltilmeden oldugu gibi verilmiş. İskandinav sinemasının şahsiyetinden olsa gerek :) Olağanlık sinemanın özlenen değeri bence.
9 yıl önce
Beğen
0
keyifli, eğlenceli, sıcak bir dostluk ve varlık kazanma öyküsü...
9 yıl önce
Beğen
0
hollywooda sitem... efektlerle, çılgın müzikler ve girift kurgularla içinden çıkılmaz hale sokulan vampir filmlerine soğuk memleketlerin eli değiyor. İşte ortaya çıkan şey. Doğallığın filmin bütününe yansıdıgı oyunculuklarla birlikte film diyor ki, abartmayın sayın Amerikalı meslektaşlar, bu kadar basit.
9 yıl önce
Beğen
0
olağanüstü... Hz İsa'nın insanlığın suçları için kendini feda edişine gönderme yapan filmde masum oldugu için öldürülmek istenen bir rahip, birey-din ilişkileri ve kuzey avrupa ülkelerine özgü film anlayışıyla sıradan insanların sıradışı hayatları. Çok beğendim. Kesinlikle izlenmelilerden
9 yıl önce
Beğen
0
Aşkın kadın erkek ilişkilerinden öte bir duygu olduguna ve umudun hep var olduguna dair bir güzelleme. Çok da yalnız bir adam yok :)
9 yıl önce
Beğen
1
Chan-wook Park her filmi ile olağan dışılığı yakalamayı başarıyor. Hikaye sıradan bir drama olacak derken yine şaşırtıyor ve ben burdayım diyor. Kore sineması için büyük bir şans
9 yıl önce
Beğen
0
muhteşem. Son günlerde üst üste gelen ölüm haberlerinin her birinin ardında kocaman hayatlar var. Bütün ölümler burda oldugu gibi acı. Gülmeli ağlamalı filmlerden biri. Kuzey avrupa sinamasının sempatik duruşuna saygı... Hiç kimse herhangi biri değil
9 yıl önce
Beğen
0
80'lerin pop kültürünü bütünüyle yansıtan, sıcacık samimi dostluklar içinde ince komediyi başarıyla veren seyirlik manzaralar izleyeceksiniz. Üçüncü izleyişim. Uzun aralıklarla yeniliyorum film seyrini. Dönemin amerikan kültürünü, giyim tarzını izlemek eski bir kitabı karıştırmak gibi geliyor bana. Coppola çok iyi iş çıkarmış, oyunculuk harika. Dost meclislerinde izlemelil :)
9 yıl önce
Beğen
0
Kubrick'in ve aynı zamanda sinemanın baş yapıtlarından biridir. Burgess' in aynu adlı romanından uyarlanmış bir film fakat böylesini Burgess bile hayal edememiştir sanırım. Sahne tasarımları, kostüm seçimi ve yansıtılan atmosfer ile Kubrick sinamanın hem bir sanat hem de bilim dalı oldugunu ortaya koyuyor. Filmlerini bir bilim adamı titizliğinde işleyen yönetmen her filmi ile izleyicisini biraz daha büyüsü etkisi altına almış ve aonunda bugünkü efsanevi Kubrick haline gelmiş. Çeşitli sosyolojik ve paikolojik incelemelerden geçirilip, sinama ve oyunculuk açısından değerlendirilip, sahne sahne yorumlanacak ders niteliğinde bir film sinama sanatı adına
9 yıl önce
Beğen
0
Filmi izleyeli çok oldu ama karşıma çıkınca yorum yapmadan geçemedim. Konusu, müzikleri ve oyunculuklarla acilen izlenmesi gereken filmlerden biri Koro. Fransız draması bir yetimhane ile birleşince ortaya mükemmel bir seyir çıkıyor. Sanat bazen tek çözüm yolu ve diller üstü bir değer.
9 yıl önce
Beğen
0
Norveç sinemasında var olan dozunda komedi çok hoş. Moland'ın başka bir intikam filmi A somewhat gentle man'de izlediğimiz Skarsgård yine mükemmel oyunculuk sergiliyor. Yılın vatandaşından bir katil olmaya geçiş süreci fazla yüzeysel işlenmiş. Tek problem bu belki. Yine bir intikam ama bu sefer daha az kibar ve daha kanlı Göçmenlere yapılan göndermeler ilginç. :) sıcak ülkelerin medeniyetin gerisinde kalması muhabbeti nedense çok doğru. niye böyle? Kar medeniyet midir? :)
9 yıl önce
Beğen
0
Mackenzie 2016 Yı sinema yılı yapan yönetmenlerden biri oldu. Bu sene sinema da izleyici de iyi filmler kazandı.
9 yıl önce
Beğen
0
iyi bir film izlemenin verdiği mutluluk, bunun yanında filmin karamsar havası içine gömülme duygusunu aynı anda yaşıyorum. İnsanın düştüğü bataklığın adı hep değişir. Kimi zaman para, kimi zaman aşk, kimi zaman yalnızlık, hırs, öfke, açgözlülük... ve sonunda geri dönüşü olmayan noktada kıpırdayamaz olur. Her insanda günaha yatkınlık var, her insan duygularının kölesi olmaya müsait ve bunu ortaya çıkaracak bir güç bulununca da kaçınılmaz son gerçekleşiyor. İşte böyle bir filmdi. Çocugun duygu dünyasına braz daha değinilebilirdi bu uzun süre içinde. Esasında daha derinlikli bir film olabilecekken bu seviyede kalmış. Yine de güzel. Ve derdini anlatıyor
9 yıl önce
Beğen
0
Tarantino kendisinden önce var olmuş tüm sinama akımlarından beslenerek ortaya yepyeni bir tarz çıkardı. Sahne seçimleri ve diyaloglarla dönemine kadar olan klasik hollwood sinemasının kurallarının bir çoğunu yıkmayı başardı ve ortaya işte bu filmler çıktı. En son The Hatefull eight ile tarzını yine ortaya koymuştu. Benim için sinemanın olmazsa olmazlarındadır. Yakında sinema kariyerine son vereceğini söylemesi sevenlerini üzdü elbette ama o zaten çektiği filmlerle yapacağını yapmıştı. Tüm filmlerini defalarca izlemişimdir.
9 yıl önce
Beğen
0
Filmi izleyeli uzun zaman oldu. Bir kaç sahnesine bakmak için açtığımda yorum yapmadığımı fark ettim ve kendime kızdım. O coğrafyadaki durumu daha iyi anlatan bir film gelmiyor aklıma. Olayın işlenişiyle beraber bu kadar doğal oyunculuk da az görülmüştür. Film hakkında daha detaylı bir araştırma yapıyorum şu an. DErinlerine indikçe daha da hayran bırakıyor beni. Fark etmediğim bir çok detay dah iyi anlamamı sağladı. İkinci izleyiş için en kısa sürede vakit yaratacağım. 21.yy a 1 kala yaşanan dramatik olaylar... ve izlerken bir kere daha savaşın ve kıyımların "niçin"ini merak ediyorsunuz. Bu insanlar niçin bunları yaşadı? Biz niçin yaşadık, yaşıyoruz?
9 yıl önce
Beğen
0
"sonuçta bunlar bir imparatoriçe veya kraliçenin anıları değil. bunlar başka türlü hayatın anıları" Sıkça kullandığımız geyşa kavramının derinlerini öğrenmiş olduk. Arka planda bir ülenin tarihine ve kültürüne de ışık tutuyor film. Dramatik bir aşk hikayesi... veee hassas noktam film müzikleri. yine efsane bir müzik keşfi oldu film benim için
9 yıl önce
Beğen
0
Malick inanılmaz bir yönetmen. Bu filmi izledikten sonra gerçek dünya, standart yaşamıma adapte olamadım, hayal gibiydi. Varoluş, evren, insan, yaşam gibi kavramların sorgulandığı dikkatlice izlerseniz kesinlikle anlamlandırma problemi yaşamayacağınız bir film. Hakkını vererek izleyen her sinema severin favorisi haline gelecektir. Bir kere daha Terrence Malick e hayran oldum. Film müzikleri kulağımda çınlıyor hala. Mükemmel mükemmel mükemmel
9 yıl önce
Beğen
0
yaratık ve uzaylı filmlerin handikapı o uzaylı veya yaratığın tasarımı oluyor. Teknoloji ne duruma gelirse gelsin, efektlerle sağlancak gerçekliğin ötesinde bir şey bu. Ortaya çıkan şey hiçbir zaman tatmin edici olmuyor. Olmayacak da. Gerçek bir uzaylı veya tuhaf formlarda bir yaratık görene kadar insan eliyle yaratılan her uzaylı bir süre sonra güldürecek kendine. Böyle düşünerek baktığınızda efekt ve tasarım kusurlarını bırakp kurgunun orjinalliği, çekimlerin kalitesi ve oyunculuk üzerinde yoğunlaşabilirsiniz sinema açısından. Fazla övgüyü de yergiyi de hak etmeyen dönemi için orta karar günümüz için vasat altı bir film bana göre.
9 yıl önce
Beğen
0
Bilim kurgu katagorisinde değerlendirilse de uçan uzay araçları, tuhaf yaratıklar vs görmeyi beklemeyin. Sözde bilim kurgu var bu filmde. Bilimsel gerçeklikle kurgulanmış bir uzay-zaman serüveni var ama onu siz görmüyorsunuz. Sizi bilmem ama benim favori filmlerim arasındadır. Kült filmler arasına rahatlıkla sokabileceğm bu filmi beğenmeyenleri anlamakta güçlük çeksem de saygı duymak mecburiyetindeyim. Her şey problemli gözükse bile oyunculuğa tam not verilmelidir.
9 yıl önce
Beğen
0
İnarritu 21 Gram'da hayatın bütüncüllüğü ve birbirine incecik bir iple bağlı yaşamların net bir tanımını ortaya koymuştu. AmoresPerros da bu ipler biraz daha görünmez oluyor ama hala mevcut. Adını sanını bilediğiniz bir insanla belki de aslını hiç öğrenemeyeceğiniz bir kader ortaklığınız oluşuyor bazen. İnarritu sinamasında zaman lineer işlemiyor. bu yüzden film ne kadar uzun olursa olsun merakınızı dindirmeyen bir puzzle şekli var zaman konusunda. Dikkatl olmalısınız kaçırmamak için. Benim favorim değişmedi. Hala 21 Gramın üzerine filmini tanımam ama bu filmde çok çok güzeldi. Ayrıca Türkçe isimlendirmesi de çok iyi.
9 yıl önce
Beğen
0
duygusal temelleri olmayan, popüler kültürün ürünlerini içselleştirmeden veren modern insanın filmleri. tanımlama bu. Olayların görünmeyen yüzü ve psikolojik alt metni de izleyiciye muhakkak sunulmalı aksi halde öylece izleyip kapatıyorsunuz. Scorsese ne yapsa izlenir diyenlerdenim. Ama her yaptıgına 10 üzerinden 10 vermiyorum ne yazık ki
9 yıl önce
Beğen
0
Film çok kötü değil ama elde bu youncular varken ortaya bir efsanenin çıkması gerekirdi. Ne yazık ki benim beklentimin çok altında kaldı film. Suç filmlerinden hoşlananlar vakit geçirmek için izleyebilir. ama jonny deep ve benedict için izliyorum diyen hayal kırıklıgı yaşar.
9 yıl önce
Beğen
0
Audrey, Audrey, Audrey... Yeşilçamımızın da vazgeçilmez konusu olan zengin-fakir durumları Audrey işin içinde olunca tutmuyor. Her haliyle stil sahibi, her haliyle asil kadın. Neyse uzatmaya lüzum yok, öyle bayılacagınız bir film değil elbette ama Audrey aşkı bana her şeyi izlettiriyor. Vakti olan izlesin. Ama bu dönemden izlenecek ilk filmler arasında değil
9 yıl önce
Beğen
0
Son yılların en iyi işlerinden biriydi Gece Vurgunu. alt temelleriyle birlikte toplumsal bir karakter öyneğiydi izlediğiniz. Hırsları uğruna her şeyi mübah sayan insanlarla tanışmış olmalısınız. Tehlikeli cinsinden de olsa onlardan biri var şimdide. tek bir oyuncuya odaklandığınızdan diğerlerinin seviyesini görmüyorsunuz. sonuç olarak iyi iş
9 yıl önce
Beğen
0
Gizem ve zekanın buluşma noktasında duruyor Spike Lee. Beklentiyi karşılayacak bir suç filmi. Sıkılmadan heyecanla bir çırpıda izlenecek filmler listesindedir kendileri.
9 yıl önce
Beğen
0
Hint filmlerinin klasik duygu yüklü yapısı ve sinemanın çirkin krallarından Shah Rukh Khan... film güzel fakat 7 puandan fazlasını vermem sinemanın kendisine haksızlık olur diye düşünüyorum. Bollywood'un hollywood'dan ayrı bir puanlama sistemi olmalı belki de. Kıyaslama yapmak güç oluyor. Dünya sineması ayrı yerde klasik hint sineması ayrı. :)
9 yıl önce
Beğen
1
Filmdeki komedi unsuru için bakınız > son 5 dk. Puanım 7 oldu. Stanley Kubrick2in en iyi filmlerinden denemez fakat yine de onun işi oldugunu anlıyorsunuz ismi görmeden, yalnızca bir kaç sahneyi izleyerek. Sahnelerdeki detaylara dikkat ederseniz ironinin nerede oldugunu anlarsınız. Savaş politikacıların mı olmalı askerlerin mi? Güzel soru.
9 yıl önce
Beğen
0
Hillary Swank'ın oyunculuğu mu dersin konunun hassasiyeti mi... Görmezden gelme, yadırgama, kabul etmeme, dışlama meselelerinin ortasında varlıgını devam ettiren cinsel karmaşa adına artık daha somut çözüme yönelik adımlar atılmalı ve bireylerin cinsel kimliğini bulması tıbbi ve psikolojik olarak desteklenmeli. Ve herhangi bir inanç veya fikir adına gerçekleşen cinayelerin destekçileri de işleyicileri gibi yargılanmalı
9 yıl önce
Beğen
0
Sosyologların incelemeye aldığı komedi unsurlarıyla süslenmiş bir distopya. 2000 öncesi bilim kurgu atalarımızın gelecek tahminlerini öğrenmek açısından bana hep heyecanlı geliyor. :) Terry Gilliam bence insanlığın geldiği nokta için çok da uzak olmayan bir tahminde bulunmuş tek fazlalık kablolar. Gelecekte bu kadar hortum ve kablo yok :)
9 yıl önce
Beğen
0
Firefly ı izlemeden asla izlenmemeli. Aksi halde anlamsız boş sıradan bir film olacaktır sizin için. 14 bölümlük dizi 2002-2003 sezonunda yayımlanmış ancak o dönem fazla tutmayınca 2.sezon olmamış. Ama daha sonra dvd leri yok satmış, tüm dünyada kült haline gelmiş. İşte bu gördüğünüz ilk sezonda bitirilen kült dizinin noktası mahiyetindeki ektir. Firefly'ın kıymetini bilemediğimizden zamanında, bu filmi eleştiremiyorum :)
9 yıl önce
Beğen
0
Film eğlenceli olması gerekirken nasıl bu kadar sıkıldım bilemiyorum. Konu göze batan durağanlıkla çelişiyor, evet ama durum bu. Üzülerek -sanırım en düşük puanlarımdan birini verdim ve tamamlayamadan kapattım.
9 yıl önce
Beğen
0
Gelecek tahminlerinin büyük kısmını kaplayan bilinçli cyborg lar ve sanal gerçeklik kavramlarının mükemmel şekilde işlendiği öncü animelerden biridir. İnsan doğası üzerine yüzyıllarca yoğurulmuş felsefi temellerle yükselen japon teknolojisi elbete böyle kült bir film ortaya çıkarabilecektir. 2017 de vizyona girecek hollywood uyarlaması hakkında da bir çift laf etmek gerek. Muhtemelen film yüksek bütçeli ve iyi kurgulanmış olacak aslı gibi. Oyunculuk konusunda da başarısızolunacagını sanmuyorum. ancak şu kendi dışındaki başarılardan nasiplenme işi sıktı. Bu yüzden 2017 versiyonunu şimdiden boykot ediyorum.
9 yıl önce
Beğen
0
Savaşlar hakkında ne biliyorsunuz? Siz özgürlük, demokrasi, vatan, millet ve adalet mi görüyorsunuz? Ben de öyle görürdüm. Ama hayır. Savaşlarda gerçek olan para, silah, bomba, mermi ve anlaşmalardır. Ölenlerin kanlarının suladığı topraktan fışkıran milyonları savaş köpekleri afiyetle yer. Özellikle doğu blogu daima savaş halindedir. Doğuyla yaptıgımız sözde dostluk anlaşmaları war dogs a katılmak için. Ancak işler istediğimiz gibi gidecek mi? sanmıyorum.
9 yıl önce
Beğen
0
éjanjanlı hayatı ben seçmedim, janjanlı hayat beni seçti" :) Vahşidoğainsanları'nın 10 bölümlük özgürlük hikayesi. Yakın zamanda sinemada izlediğin en sempatik filmdi. Taika Waititi'nin komedi tarzına bayılıyorum. ve son olarak: Riky Paker oo'oo Riky Paker oooo :)))
9 yıl önce
Beğen
0
Romanltik komedilerin baş tacı olabilecek bir film. Herkesin hoşlanabileceği türden bir film.
9 yıl önce
Beğen
0
Bazı katiller prensip sahibidir. İşte onlardan üçü karşınızda. Eğlenceli diyaloglar eşliğinde sıcak bir dostluk hikayesi. Veee Belçika ya gitmeden önce görülmesi gereken film.:) Sona doğru artan film müzikleri de harika
9 yıl önce
Beğen
0
her ne olursa olsun bir film hakkında iğrenç, berbat, bu u nasıl çekerler, işe yaramaz... gibi yorumlar yapılmasını hayretle izliyorum. Tarzım değil, beğenmedim diyebilirsiniz ama sıradan bir izleyicinin (bin tane film izleseniz de böylesinizdir bir yönetmen için) oturdugu yerden bunu yazması gülünç. kendinizi komik duruma düşürmeyin ve emeğe saygı duyun. Site zaten belli bir kaletinin üstündeki filmleri yayınlıyor, imdb puanı ortada filmlerin. Hiç bir şey anlamadıysanız kendinize sorun neyi eksik yaptığınızı. Tabiki eleştireceğiz bu yorum kısmı bu yüzden var ama güzelim filmleri çöp yapıp izlenmesine engel olmayın.
9 yıl önce
Beğen
0
Buddy Holly'in everyday'ini nasıl çalarlar böyle bir filmde. Alıcılarımla oynadılar. Bu parça en mutlu günlerimin sabahıdır
9 yıl önce
Beğen
0
Hem yönetirim hem oynarım ve filmi efsane yaparım demiş Tilda Swinton :) Asıl adı Margaret Ann olan İngiliz yazar Lionel Shriver'ın aynı adlı eserinden uyarlanan film tedavi edilememiş bir oidipus sendromu vakasını işliyor. Oidipus ve elktra sendromları belli dönemde çocukların bütününde farklı boyutlarda görülür. Bazı bireyler bunu doğal süreçte aşar, bastırır ve yok eder. Kiminde ise tehlikeli boyutlara varan sonuçlar doğurur. İşte oğlumuz Kevin. Oysa çooook sevimli bir küçüklüğü var :(
9 yıl önce
Beğen
0
gerçek ile hayalin iç içe geçtiği yarı ütopik bir korku filmi denebilir. Psikolojik gerilim seviyorsanız tam size göre
9 yıl önce
Beğen
0
Bir "time puzzle" film. Flashback yorumu yapanlar olmuş ama kesinlikle o katagorinin çok çok ötesinde. Bir kazanın farklı insanların hayatını nasıl değiştirdiği anlatılıyor. Kendimizi bizimle alakasız gözüken olayların içinde bulumamız an meselesi. Dünyanın işleyiş tarzını anlamak mümkün değil. VE ölüm kaçınılmaz...
9 yıl önce
Beğen
0
Inarritu sessizlik ve hareketsizlikten mükemmel filmler çıkarabilen bir yönetmen. Bir de yanına Di Caprio, Tom Hardy, Will Poulter gibi yetenekli oyuncuları alınca seyrine doyulmaz manzaralar çıkıyor ortaya. Diriliş yalnızca bir insanın değil insanlığın dirilişi olarak algılanmalı ve yorumlanmalı. Adaleti, inanç, doğruluk ve benzeri tüm değerler adına izlenmeli
9 yıl önce
Beğen
0
ilk filmi tutulunca ikincisini çekme işi her zaman sinirimi bozmuştur. Bana göre bu filmi seri haline getirmeye hiç de herek yoktu. Ancak filmi kendi başına değerlendirecek olursak evde oturup heyecanla izlenir. İyi kurgulanmış büyük emek ve sermaye harcanmış film.
9 yıl önce
Beğen
0
Filmi izleyince bir kere daha keşke diyeceksiniz. Keşke artık makus talihini yense şu Ortadoğu. Hoşgörüye, hal diline ve sağduyuya ihtiyacımız var. Samimiyetin doruk noktasıdır bu film. Her oyuncu gerçekten var oldugunu hissettiriyor. Film müzikleri de harika
9 yıl önce
Beğen
0
sevimli, eğlenceli muhteşem tilki bey
9 yıl önce
Beğen
0
Ben bu filme aşığım. Defalarca izleyebilirim. Eğer çok kardeşli bir ailede yetiştiyseniz siz de benim gibi hissedeceksiniz. Mekan seçimi, müzikler, oyunculuk, diyaloglar... efsane. Böyle filmler sık sık çekilmez arkadaşlar. Bulduğunuz yerde çabucak izleyin. Wes Anderson olmadan nasıl yaşardık?
9 yıl önce
Beğen
0
İnanılmaz... Savaşın başkenti Ortadoğu ve merhamet timsali anneler. Siyah giyen kadınlar artık barış istiyor! Coğrafyanın çok kültürlü yapısını ortaya koyan film eşsiz müziklerle benzenmiş. Kendimizi görmek için izlemeliyiz. Savaş tek bir kurşunla başlarken barışı sağlamanın zahmetini görmeli ve tercihimizi yapmalıyız. Nefret veya hoşgörü arasında yapılan tercihler bütün neslin karakterini belirler. Yalnızca açılıştaki yas sahnesi için bile izlenir.
9 yıl önce
Beğen
0
Eğlence anlayışları elbette farklılık gösteriyordur ama bu bfilmi herkes izlemeli . Wes Anderson ince komedide efsanedir. Wilson kardeşleri beraber izlemek keyifli. Sonuç olarak sıcak, samimi, eğlenceli bir dostluk hikayesi.
9 yıl önce
Beğen
0
Roberto Benigni kadar ekrana yakışan bir adam var mı? Yönettiği ve oynadığı tüm filmleri keyifle izledim. Elbette Hayat Güzeldir bunların içinden bahsedilebilecek ilki. Herşeyin olması gerektiği kadar olduğu mükemmel bir dram.
9 yıl önce
Beğen
0
Bosnalı yönetmen Emir Kusturica'nın İngilizce ilk filmi Arizona Dream. Hayal ve gerçeklerin iç içe geçtiği filmde Underground ve Çingeneler zamanı'ndan aldığımız lezzeti alamasak da kulağa hoş gelen bir kaç müzik duyuluyor yönetmenden beklendiği üzere. Oyuncu kadrosundan bahsetmeye bile gerek yok. yakalayabilenler için arada hoş Kolomb göndermeleri ve insan doğasına ait ilginç ifadeler var.
9 yıl önce
Beğen
0
Scorsese kötü film çekmez eblette ama Hugo iyilerlistesinde üst basamaklara çıkamaz ne yazık ki. İzlediğinize pişman olmazsınız ama büyük beklenti içine de girmemek gerek
9 yıl önce
Beğen
0
Pedro Almodovar kendisinden bekleneni her zaman izleyicisine vermiştir. Julieta'da da bu gelenek bozulmuyor. Kadınsal hazlar, duygular, yalnızlıklar ve yabancılaşmalar merkezde. Hikaye çok mu farklı? hayır. İşte sinemanın anlatmak değil göstermek sanatı olduğunu ispatlıyor yönetmen filmiyle. Julieta ile birlikte sitede var olan tüm Almodovar filmlerinin izlenmesini öneririm.
9 yıl önce
Beğen
0
bakın bu film efsanedir. Bu tarzı sevmiyorum, izleyemem falan demeyin. Kill Bill izlemeye mecburuz. Yapacak hiçbir şey yok. O müzikler, o oyunculuk, o kostüm...
9 yıl önce
Beğen
0
Vee Tarantino'nun en sevmediğim, hatta hiç sevmediğim filmi. İzlenmeli mi? İzlenir tabi, abartmaya gerek yok. Ama lüzumsuz . Neden çektin abicim bunu.
9 yıl önce
Beğen
0
Kimi zaman Tarantino'nun gereğinden fazla övüldüğü bahsi geçiyor. Bazılarına katılsam da hayran kitlesi dışına çıkamıyorum. Bende bağımlılık yaptı diyebilirim. Filmleri ikinci üçüncü defa zevkle izliyorum. Bİr yönetmeni sevmeniz için onun mükemmel olması gerekmiyor. Birşeyler parıldıyor filminde, aradığınızı buluyor ve seviyorsunuz. Benim olmazsa olmazlarımdandır sinemada. Tüm filmlerini izlemenizi öneririm. Woody Allen yok karşınızca çabucak biter :)
9 yıl önce
Beğen
0
Tarantino'dan beklenti hep yüksek.Belki de bu yüzden vizyondayken büyük keyifle izlediğim bu film eleştirmenlerden tam not alamamıştı. Ancak kulak tıkayıp izlerseniz mükemmel bir show var yine karşınızda. Her anından keyif alıyorum söz konusu Tarantino'ysa. Bu filmde de değişmedi düşüncelerim Çekimler, film müzikleri, oyuncular birbirinden güzel. Tarantino'ya has espri anlayışı, bol kanlı ölümler, şaşırtan son ve film içi hikayeler harika. Sinemada izlemenin keyfi başkaydı ama görünce dayanamayıp yeniden izledim.
9 yıl önce
Beğen
0
2016 yılı için bu tarz kurgular olağanüsü gelmeyebilir.( Bizim Leyla ve Mecnun'numuz da benzer bir finalle birmişti ) ancak her filmi kendi döneminde değerlendirmek gerekiyor daima. izlenmeli mi? izlenmeli
9 yıl önce
Beğen
0
Film için yapılan olumlu yorumların çoğuna katılıyorum. İzlenmeli .Ancak eleştirmenlerden gelen olağanüstü yorumları fazla abartılı buluyorum. Piyasada değerinden fazlasına giden filmlerden biridir bana göre
9 yıl önce
Beğen
0
hiç bir zaman tek bir sorumlu yoktur. Bugün verdiğiniz her oydan, her destek söyleminden sorumlusunuz. Savaş bir kaç liderin ağzından çıkar elbette, ancak onları lider yapan da halkın kendisidir. acınası vaziiyet
9 yıl önce
Beğen
0
jane austen, klasik dramatik ve kadın odaklı aşkların sesi. Edebiyat kadar sinema sektörü de ona borçlu
9 yıl önce
Beğen
0
büyük emellerinizi bırakın küçücük hayallerinizin dahi sahibi olamazsınız diyor film. Bir ekin dönemiyle beraber, bir kız çocugunun ergenliğe girşini de takip ediyor film.
9 yıl önce
Beğen
0
yaşamdan bir kesit... sevimli bir aşk hikayesi. Yönetmen Taika Waititi daha sonra What we do in de shadows daki performansıyla hatırlanacak. Jemaine Clament i de yönetmen koltugunda görüyoruz aynı filmde. Güzel işler yapan adamlar :)
9 yıl önce
Beğen
0
inanılmaz... Bu zaman kadar izlemediğime üzüldüm. Müzikler, aksan, kostümler, çekimler... her şeyiyle orjinal bir film.
9 yıl önce
Beğen
0
uzun ama tek solukta izleyebileceğiniz bir film. Türk kültürüne uyarlansa ilk yarım satte kardeşlerin birbirini öldürmesiyle sonlanabilecek gibi :) Brad Pitt'in en yakışıklı halleri :) ve elbette mükemmel oyunculuk.
9 yıl önce
Beğen
0
ne yazık kş iyi bir uyarlama diyemeyeceğim. Robert De Niro'yu daha çok görmüş olsak böyle demezdim belki :) İyilik yap denize at.. gibi bir özet geçebiliriz film için
9 yıl önce
Beğen
0
Film döneme ait taşra kültürünü mükemmel şekilde yansıtıyor. Baron-köylü ilişkisi kapsamında gelişen köy ortamı, işveren işçi düzeni mühim. ancak her şeyden önce Haneke kötülüğün kökenini arıyor dendiği gibi. Baskı altında çocukların masumiyetini kaybedişleri, aile içi ilişkiler vs.ile film dönemin ahlaki yapısına da ışık tutuyor
9 yıl önce
Beğen
0
Benim "en iyi animasyon" listemde bir numara. Kurgusu, diyalogları, müzikleri ve samimiyeti ile herkesin favorisi olmaya aday.
9 yıl önce
Beğen
0
Abd odaklı olsa da, biliyorsunuz artık büyük şirketlerin çoğu dünya piyasasında. Yerli ve milli olanı tercih etmek de kurtuluş değil. Ne yazık ki hepimiz bu sistemin bir parçasıyız. Mutlaka izlenmeli. Bunun yanında Türk gıda sistemi için de benzeri bir belgesel-filme ihtiyaç var.
9 yıl önce
Beğen
0
Daha Fazla Göster