Reprise / Tekrar ile Altın Lale kazanan Joachim Trier’in Cannes’da galası yapılan varoluşçu son filmi, hayatı melankoli ve yalnızlık içinde tepetaklak giden akıllı, yakışıklı, hali vakti yerinde Anders’i izliyor. Anders şehir dışında bir yerde sürdürdüğü uyuşturucu tedavisini kısa süre sonra tamamlayacaktır; programın bir parçası olarak da iş görüşmesi yapmak üzere şehre inmesine izin verilir. Ama hazır merkezden ayrılmışken şehirde kalır, boş boş gezer, uzun zamandır görmedikleriyle buluşur. Günün geri kalanında ve gece boyunca, geçmişteki hataların hayaletleriyle ancak aşk, yeni bir hayat olasılığı ve sabah gün aydınlandığında geleceği görme umudu sayesinde başa çıkacaktır.
Süre
95 dakika
İzlenme
112938 izlenme
Türler
Başrol ile empati yapmaya çalışarak onun hissettiklerini anlamaya çalışıyoruz, parça parça kendimizden bir şeyler buluyoruz; hayatın ıstıraplı tarafları, toplumsal dışlanma, boşluk hissi, zihinsel acı, melankoli... Ama onu hissetmede eksik kalıyoruz. Sebebi hâlâ buradayız...
Bunalımlı günlerinizdeyseniz izleyin ama biraz daha dibe batacağınızı bilin.
Puanım: 7/10
Çok beğendiğim 2-3 sahne vardı. Kafede otururken diyalogları takip etmesi ve parkta kalabalıklar içinde uyurken uyandığı kimsenin kalmaması vermek istedikleri mesajı güzel aktarmış.
Filme başlarken karakterimiz denizde intihar girişimine kalkışırken filmin bitişine yakın kısmen mutlu sayılabilecek anda havuza davet ediliyor. Bu sahneyi de atlamamak da fayda var. Devamını görmeden artık hayatında bazı şeyleri yoluna koyduğunu düşünmüştüm. Ama olmadı.
Film için güzel bir piyano veya keman sesi ile birlikte daha duygusal anlar yaşatılabilirdi diye düşündüm. Müzik anlamında zayıf kalmış bence.
Filmin özetine gelecek olursak birey olarak kalabalıklar içerisinde insanlara çarpa çarpa ilerliyoruz. Kimisinin geçmişinde kimisinin anılarında kimisinin de lafında kalıyoruz. Derinden hislerimiz mutsuzluğa ve bizi yalnızlığa itiyor. Mutluluklara 🥂🥂