Tecrübeli çapa sahibi Howard Beale yaşı nedeniyle 25 yıllık görevinden emekli olmak zorunda kaldığında, izleyicilere veda yayını sırasında kendini öldüreceğini duyurdu. Ağ yöneticileri, fanatik tirade derecelendirmelerinde bir artışla sonuçlandığında kararlarını yeniden düşünüyor.
Süre
121 dakika
İzlenme
7122 izlenme
Türler
Peki, nedir sinema? 2 saatlik bir zaman dilimine yayılı çekimleri sanat eseri kılan şey nedir? Bir düşünceyi izleyiciye anlatmak mıdır, şahane bir doğa manzarasını mı yansıtmaktır, yoksa bir duyguyu, ekran aracılığıyla verebilmekte midir hüner? Sinema çoğu zaman farklı bir şey olabilir. Bir ideolojiyi aktarırken o ideoloji döngüsünün içerisine insan duygularını ve çatışmalarını katabilir. Bir doğa manzarasının içine, yaradılış sancısıyla boğuşan insanın önemsizliğini yerleştirebilir; bu vesileyle bir düşünceyi de aktarabilir. Ancak ki bir film, bu vesileyle bir bütüne ulaşır. Sinema bütün bunların başarılı bir harmonisidir. Aksi takdirde tek başına bir ideolojiyi anlatmaya çalışan bir filmi izlemek yerine, bir makaleyi okumayı tercih ederiz. Veyahut bir filmi izlemektense bir fotoğraf karesine bakmamız yeterli olur ki zamandan da tasarruf ederiz. O anlamda sinema bir edebi eser değildir, bir makale değildir, bir fotoğraf değildir; tüm bunların harmonisiyle ayrı bir sanat dalıdır, ayrı bir hissiyat oluşturma aracıdır. Bu filmde de o uyumun en başarılı versiyonunu görüyoruz. İzleyici, filmin içerisinde anlatılmaya çalışılan düşünceleri kendi hünerleriyle yakalamayı sever normalde. Zekasının parıltısını hissetmeyi çok sever insan, bu yüzden de filmde bağıra çağıra bu gerçeklerin gözüne sokulmaya çalışılmasından da hoşlanmaz. Peki hangimiz, başta dediğim Howard Beale'in kızgınlığa dair yaptığı konuşmadan rahatsız olduk? Film öylesine başarılıydı ki bizi aynı anda, apartmanlarının camından bağıran kişiler ve bu kişiler ile dalga geçen üçüncü bir göz konumuna soktu. İşte bayanlar baylar, sinema budur. Bu film de bir sanat eseridir.