Bir bina şirketinde yönetici olan ve başarılı bir kariyere sahip olan Ivan Locke, iki çocuğu ve karısıyla beraber rahat bir hayat sürmektedir. Bu gidişat aldığı bir haberle son bulur. Arabasıyla çıktığı yolda kendini, hayatını ve sahip olduğu her şeyi sorgulamasına yol açan bu haberin ağırlığıyla mücadele ederken bir yandan da işiyle ilgili bir krizle uğraşmaktadır. şirketi yoğun şekilde zarara sokabilecek bu krizi soğukkanlılıkla çözmeye çalışır. lakin yalın ve pratik çözümler ve hiç kaybetmediği suküneti karşı tarafı sakinleştirmeye yetmez. ıvan Locke o telefon konuşması sırasında kariyerinin ve hayatının en zorlu sınavıyla karşı karşıya gelir. Arabasının içinde, kısa bir zaman içerisinde gerçekleşecek olan felaketi durdurmak için zamana karşı koyma mücadelesi başlar. öte yandan da tek başına çıktığı yolculukta kendi geçmişiyle de bir hesaplaşma içine girer. Tom Hardy`nin başrolünde yer aldığı film tek mekanda, ıvan Locke karakterinin arabasında geçiyor. Bu iddialı yapımın yönetmen koltuğu ise Hummingbird filmiyle ilk yönetmenlik deneyimini gerçekleştiren senarist Steven Knight bulunuyor. Bu filmin tek sloganı: GERİ DÖNÜŞ YOK
Süre
85 dakika
İzlenme
135607 izlenme
Türler
Sadece telefon görüşmeleriyle dolu bir filmin bu denli etkileyici olmasını sağlamak, tamamen Tom Hardy'nin oyunculuk yeteneği sayesinde. 10 üzerinden 8 veriyorum.
Film, bir inşaat yöneticisinin hayatının birkaç saat içinde nasıl altüst olduğunu anlatıyor. Ana fikri oldukça güçlü. Hikaye ve kurgunun yanı sıra, etkileyici diyaloglar da filmi güçlendiriyor. Her ne kadar tek kişilik bir performansa dayansa da, telefondan duyduğumuz sesler sanki karakterler gerçekten oradaymış gibi hissettiriyor. Telefon görüşmeleri sırasında izleyici olarak kafamızda birçok soru oluşurken, Locke karakterinin ise hiçbir tereddüt yaşamadığını görüyoruz. Ne pahasına olursa olsun alınan bir karar ve bu karara sıkı sıkıya bağlı kalma durumu. Bir yandan yapılan hatalara kızarken, diğer yandan bu duruşa hayran kalmamak elde değil. Film, aslında hayatın ta kendisini yansıtıyor. Yaptığımız hatalar, tercihlerimizin bir sonucu değil midir zaten? Locke'nin araba içinde ne kadar soğukkanlı ve kontrol sahibi görünse de, içten içe yaşadığı sıkışmışlık duygusuyla hem iş hem de özel hayatındaki gerçeklerle yüzleşmesi anlatılıyor.
Filmin en çok gerçekçiliği ve yalınlığı dikkat çekiyor. Gece çekimleri, ışık ve gölge oyunlarıyla oldukça şık bir görsellik sunuyor. Kamera açıları da tek bir noktadan olmayarak çeşitlilik katıyor. Filmin gidişatına uygun bir şekilde sonlanması ise oldukça tatmin edici. Bu hikayeye en uygun sonun bu olduğunu düşünüyorum. Tom Hardy'nin yerine başka bir oyuncu olsaydı, bu kadar etkileyici bir performans sergilenebilir miydi emin değilim. Locke'nin derinlemesine etkileyen yolculuğunu mutlaka izlemenizi tavsiye ederim.