Bir baba oğlunun yüzdüğünü keşfeder, bu da onu diğer çocuklardan farklı kılar. İkisini de dünyanın yargısından korumak için, Baba onu gizler, örter ve topraklar. Fakat oğlunun yeteneği halka açıldığında, baba oğlunu olduğu gibi kaçmaya ve saklamamaya ya da kabul etmeye karar vermelidir, gerçekten işi zordur.
Süre
7 dakika
İzlenme
141256 izlenme
Güzel ve anlamlı bir animasyon.
Yerdeki küçük taşlar, pek kaliteli olmayan ayakkabımdan birer kalın çiviler sürüsü gibi batıyor onları aldırış etmeden göğe bakıyordum, etrafta insanların olmamaması beni daha rahat ve huzurlu kılıyordu, “karmaya” umutulu dileklerimi sunmak istiyordum ve kendimi minik hayat çizelerinin yüzüme dokunuşuna, gözlerime hayat vermelerine, kokusu ile doğruları sezdirircesine aklımı başıma getirmelerini bekliyordum. Bakterilerin ölüm kokusu beni herşeyden haz aldıracak umudu zihnime teslim ederken aynı zamanda sesleriyle kulaklarımı asıl gerçekliğe itmelerini isteyerek, soğuk havada üşümeye terk ettiğim kötülüklerin silahı; bedenime acı çektiriyordum. Minik suçlarımı, kendi ahlak mahkememde sorguya çekip cezasını veriyordum. Minik suç ne ki?
Yıldızların, kuasarların, pulsarların ve daha nicesinin karanlığa, boşluğa, hiçliğe açtıkları savaşta, kaybedecekleri kesinken, onlarda birgün karanlığın mahpuslarında hemtürleri ile savaşacaklar. Sadece inanç ve sebebi olmayan karşıtlık mücadelesinde silahları umudu vaad eden, her savaşta iyiyi temsil eden ışık hüzmeleri, nur, beyaz bu karşıtlığı anlayamamışken neden karanlık kötü oluyordu? Beni yalnız bırakan, mahluklardan uzaklaştıran, çirkin beni bana iyilik yaparak iyi diye tasvir edilen ışıktan saklayan karanlık neden kötü oluyor? Sırf geçmişte, günümüzde ve gelecekte hep olacak pedofilik, katil, azap görmüş, eziyet mağduru olmuş insanlar acılarını geceleri çıkarmış diye gece niye suçlu, benim ışığım olan karanlık neden suçlu? O insanlar neden öyle yapmış ki, ya “iyi” tanrıdan bahşedilmiş sınav kağıdığında ki bir hayat ayrıcalığı mı? O geçmişte istismara uğramış bir kız veya erkek çocuğu ya da ailesini katleden insanlar yüzünden kinle büyümüş bir çocuk, daha da kötüsü ailesinin onu terk edip sokaklarda büyümesine sebep olunan bir çocuk. Bu insanlar kötü olmak mı istemiş, yoksa sonu bu olan bir zindanda terk mi edilmişler, biz neden istemedik ve terkedilmedik? Herşeyi yaratan, herşeyi bilen, herşeyden haberdar, bilgin, kudretli, sonsuz, başlangıçtan mahrum olan nice yaratıcı: Allah, karma, tanrı, buda, hiçlik ya da evrenin ta kendisi, neden böyle yapmışlar?
Yaratıcı dendiğinde akıllar da çoğu zaman iyiliği isteyen bir varlık çıkıveriyor, çok iyimser ya da çok mu umutluyuz, yoksa tek çare bu mu? Herşeye gücü yetmek, herşeyi bilmek zekayı getiriyor diye saf iyiliği de getirmek mi zorunda ?
Saçlarını gösterdin. Bana fiziksel olarak, beni hatırladığını gösteren bir namaz kılmadın, beni sorguladın, birisini sevdin ve birliktesin, ceza!
Karanlığın simsiyah, ışığında anlamlandırdım; hiçbir insan iyi değildir. Eğer iyi bir insan varsa içinde illaki bastırılmış kötülükler vardır, aynı zamanda kötü insanı içinde bastırılmış iyi istekler vardır, hayaller mantığını kuşatmıştır, iyi amellerden oluşan ok yağmuru onu bekliyordur. Kötü insanların olmasının sebebi geçmişte olan bazı tabi ki de“iyi” ataların yaptığı minik, kusurlu iyimserlikten uzak hataları ile alınan çocukların o iyimser ama anlam katmaya çalışan mantıkları ile tepkimeden sonuç olan, iyilikten meydana gelen kötülük abidesi değil midir ?
Bunları düşünüp yarılmış gökteki o mor toz bulutuna hatta galaksiyi izlerken hiçbir yıldızı tam olarak göremezken hepsine kendi ışıkları engel olurken kendimin birkaç misli hafif pürüzlü, kuru yosunlar bağlamış soğuk bir taş buluverdim. Küçük hayvanların çıkarttığı minik kırılma sesleri, böceklerin, kuşların, kurtların ve ayıların evrenin sahibine o aciz ve yetersiz ama bir o kadarda umut dolu seslerini sanki adaleti istercesine haykırışlarını hissediyordum ve bazılarını da duyumak istiyordum kulağımda birkaç perde bunlara engeldi, ah keşke kusurum az olsaydı.
Hışır hışır o geceyi duyabilseydim, haykırabilseydim, ölebilseydim...
ama dar paça adamdır. pardon cinsiyetçilik oldu ama sori