Merhaba, ben anonim ve sıradan bir insanım. Bu diziyi sonuna kadar izledim, çoğu zaman sardırarak bile olsa… Evet, drama sevmem. Duygusallığı sevmem.... Devamını gör..
Merhaba, ben anonim ve sıradan bir insanım. Bu diziyi sonuna kadar izledim, çoğu zaman sardırarak bile olsa… Evet, drama sevmem. Duygusallığı sevmem. Pek çok şeyi sevmem. Psikolojik bir rahatsızlığım da yok, sadece güçlü olmaya çalışan biriyim. Bazen “umut yok” diyorum ama içimde hep bir yerlerde umut besliyorum. 21 yaşındayım, çok güzel bir hayat yaşamadım. Ortalama bir hayatım oldu. Asosyal değilim, sevilen biri de değilim. Başarılı biri hiç olmadım. Övünecek bir şeyim de olmadı. Sıradan biriyim işte. Neyse, tanışma faslını geçelim. İster çocuk ol, ister ergen, ister yetişkin… Her insanın hayatında yeni yeni tattığı zorluklar vardır. Her yeni yaş, daha ağır yükler getirir çünkü ilk defa yaşıyorsun. Kimsenin acısı kimseninkiyle kıyaslanamaz. Kıyaslarsan, bir gün senin acını da kıyaslayan birine denk gelirsin. Şunu bil: Hayat mükemmel değil, kimsenin hayatı mükemmel değil. Ama hayatın en küçük anını bile mükemmelleştiren şeyler vardır; bir çizdiğin resim, izlediğin bir dizi, çıktığın bir dağın zirvesi, ailenden gelen bir tebessüm… Bazen sahilde oturup denizi izlersin, yanındaki insan hayat arkadaşın olur, sonra farkına bile varmadan hayatının kendisi haline gelir; bir eşin, çocukların olur. Buna inanmalısın. Yaparsın. Umut boşuna yoktur. Kalp olmazsa vücut çalışmaz, tohum olmazsa ağaç olmaz, güneş ve ay olmazsa dünya olmaz. Dünya olmazsa evrenin bir anlamı kalmaz. Umudunu yitirme. Ölümden sonra ne var, bilmiyoruz. Belki inançlı olsan bile korkuyorsun. Ben de korkuyorum. Ama şunu bil: Hayatta ödeyemeyeceğimiz en büyük borç ailemize. Annemize, babamıza… Belki sevgisini göstermeyi bilmeyen aileler var ama bu sevgisizlikten değil. İnsanlar bazen sadece sevgiyi nasıl göstereceklerini bilemezler. Onlar seni seviyor, unutma. Ve eğer bir gün kendini çok kötü hissedersen, şunu unutma: Arkandan ağlayacak birileri mutlaka vardır. Dolduğun zaman ağla, konuş, gül, haykır. Eğer kendini yalnız hissediyorsan, hiç kimsen yoksa bile şunu bil: Yaradan her zaman seninle. Bunu yazıyorum çünkü herkesin kendini tanımasına bir nebze olsun vesile olmak istiyorum. Ben çok mutluyum, çok neşeliyim… Çünkü bunu istiyorum. Ve gerektiğinde ölmeyi bile isteyecek kadar hayatı kabul ediyorum. Bu ağır bir yük, ama aynı zamanda büyük bir sorumluluk. Kendinize iyi bakın. Bol şans.
Güzel bir diziydi ben çok sevdim. Başta çocuğun hayatı o kadar tanıdık geldi ki.. Hissettikleri yaşadıkları çok bildiğim şeyler ama onun ulaştığı sonuç bazen aklımdan geçse de yapmadığım ve yapmaya cesaret edemeyeceğim bir şey. O da ardından bunca insanın üzüleceğini ve cehennemin, "ölsem de kurtulsam" cümlesinin verdiği o rahatlığa kavuşulacak bir sığınak olmaktan çok uzak olduğunu bilse eminim o da yapmazdı. Neyin iyi neyin kötü olduğunu bazen bilip anlıyor, bazen zihnimizin izin verdiği kadarıyla hayal edebiliyoruz ama metafiziksel kavramları tam manasıyla kavramamız asla mümkün olmayacak. Umarım herkes sevdikleri ile mutlu, sağlıklı, huzurlu güzel bir ömür geçirir ve sonunda ölüm onu en tatlı şekilde kucaklar. Güzel yaşamak kadar güzel ölebilmek, gün içinde gözümüzden kaçsa da oldukça mühim.. Herkese iyi seyirler 🌸
Bu diziyi sonuna kadar izledim, çoğu zaman sardırarak bile olsa… Evet, drama sevmem. Duygusallığı sevmem. Pek çok şeyi sevmem. Psikolojik bir rahatsızlığım da yok, sadece güçlü olmaya çalışan biriyim. Bazen “umut yok” diyorum ama içimde hep bir yerlerde umut besliyorum. 21 yaşındayım, çok güzel bir hayat yaşamadım. Ortalama bir hayatım oldu. Asosyal değilim, sevilen biri de değilim. Başarılı biri hiç olmadım. Övünecek bir şeyim de olmadı. Sıradan biriyim işte. Neyse, tanışma faslını geçelim.
İster çocuk ol, ister ergen, ister yetişkin… Her insanın hayatında yeni yeni tattığı zorluklar vardır. Her yeni yaş, daha ağır yükler getirir çünkü ilk defa yaşıyorsun. Kimsenin acısı kimseninkiyle kıyaslanamaz. Kıyaslarsan, bir gün senin acını da kıyaslayan birine denk gelirsin. Şunu bil: Hayat mükemmel değil, kimsenin hayatı mükemmel değil. Ama hayatın en küçük anını bile mükemmelleştiren şeyler vardır; bir çizdiğin resim, izlediğin bir dizi, çıktığın bir dağın zirvesi, ailenden gelen bir tebessüm…
Bazen sahilde oturup denizi izlersin, yanındaki insan hayat arkadaşın olur, sonra farkına bile varmadan hayatının kendisi haline gelir; bir eşin, çocukların olur. Buna inanmalısın. Yaparsın. Umut boşuna yoktur. Kalp olmazsa vücut çalışmaz, tohum olmazsa ağaç olmaz, güneş ve ay olmazsa dünya olmaz. Dünya olmazsa evrenin bir anlamı kalmaz. Umudunu yitirme.
Ölümden sonra ne var, bilmiyoruz. Belki inançlı olsan bile korkuyorsun. Ben de korkuyorum. Ama şunu bil: Hayatta ödeyemeyeceğimiz en büyük borç ailemize. Annemize, babamıza… Belki sevgisini göstermeyi bilmeyen aileler var ama bu sevgisizlikten değil. İnsanlar bazen sadece sevgiyi nasıl göstereceklerini bilemezler. Onlar seni seviyor, unutma.
Ve eğer bir gün kendini çok kötü hissedersen, şunu unutma: Arkandan ağlayacak birileri mutlaka vardır. Dolduğun zaman ağla, konuş, gül, haykır. Eğer kendini yalnız hissediyorsan, hiç kimsen yoksa bile şunu bil: Yaradan her zaman seninle.
Bunu yazıyorum çünkü herkesin kendini tanımasına bir nebze olsun vesile olmak istiyorum. Ben çok mutluyum, çok neşeliyim… Çünkü bunu istiyorum. Ve gerektiğinde ölmeyi bile isteyecek kadar hayatı kabul ediyorum.
Bu ağır bir yük, ama aynı zamanda büyük bir sorumluluk. Kendinize iyi bakın. Bol şans.
15.02.25
24.01.2025