İzledikten sonra şunu farkettim ki Türkiye'de böyle bir olay olma olasılığı %0. Kimse halkın ne dediğine bakmıyor ve protesto çıkamadan susturuluyor. ... Devamını gör..
İzledikten sonra şunu farkettim ki Türkiye'de böyle bir olay olma olasılığı %0. Kimse halkın ne dediğine bakmıyor ve protesto çıkamadan susturuluyor. 1933 Almanya'sından hiçbir farkı yok şu gidişatın.
İnanılmazdı. 40 dakikalık bir bölüm ile bu kadar fazla şey anlatılabilmesi karşısında saygı duruşunda bulunuyorum. Öncelikle burada bir demokrasi eleş... Devamını gör..
İnanılmazdı. 40 dakikalık bir bölüm ile bu kadar fazla şey anlatılabilmesi karşısında saygı duruşunda bulunuyorum. Öncelikle burada bir demokrasi eleştirisi var. Diyor ki halkın oyları ile yönetimin belirlendiği bir yerde oylarını almak için her şeyi yapmak zorundadır kalabilirsiniz. Bunu çok çarpıcı ve uç bir örnekle sembolize etmişler.Kesik parmak olayında halkın tepkilerin nasıl etkilendiğini nasıl değiştirilebileceğini görüyoruz. Kitle psikolojisi ve öncelikler karşınıza konuluyor. Kitlenin mantık ve öncelik sıralaması çok dehşet bir yol ile sorgulanıyor. Başbakan'ın rezil olması mı yoksa kraliyetin gururu mu? Ayrıca spesifik olarak burada İngiliz halkının Kraliyeti ne derecede önemsediğini gözler önüne seriyorlar. Yani istediğiniz kadar demokrasi gelsin hâlâ kraliyet>demokrasi durumu söz konusu. Sonda dediği gibi bu bir sanat eylemi. Kusursuzca hazırlanmış bir sanat eseri. Önce umut yaratarak süreci yöneten kitlenin psikolojisini iyi tutuyor ardından bütün yolların tıkanması ve halkın tepkisinin tersine dönmesiyle yavaş yavaş psikoloji alaşağı oluyor. Bize 40 dakikada bir insanın nasıl domuz ile cîma eylemeye iknâ olduğunu gösterdiler. Karısının durduğu pozisyon ve onun olaya bakış açısının etkisi de çok iyi tasarlanmış. Giderek yokluğa seyreden psikolojinim tamamen yıkılışına kraliyetin bildirisiyle tanık oluyoruz. Ailenizin güvenliği tehtid altında diyorlar. Bölümün başında böyle bir şey olmayacak gerekirse her şeyi göze alırım diyen adama kalan son senaryo onu domuzun bulunduğu stüdyoya götürüyor. Arada terör faaliyeti zannedilerek müslümanlara ya da onlara karşı olan algıya bir gönderme var. Ve ayrıca "muhteşem" İngiliz demokrasisinin kirli çamaşırlarını ortaya çıkarıyorlar. Yayının yasaklanması, bulundurmanın suç olması, antidemokratik kraliyet uğruna halkın en üst düzey temsilcisinin kutsal soy karşısında ezdirilmesi... Şey çok iyi özetliyor "Yeni bir başbakan bulabiliriz, ama yeni bir kraliçe bulamayız". Ve Bence en sonda büyük darbeyi vuruyor. Prensesi 30 dk önce bırakıyor. Bu onun İngilzi halkının ferasetini ne kadar iyi tanıdığını, onu ortaya çıkarmak istediğini ve kitleye karşı meydan okuduğunu gösterdi. Ve evet gerçekten bütün İngiltere evlere kapanarak başbakanlarının kıllı g*tünü devire devire domuzu nasıl becereceğini izliyor.Sonda parmağın aslında adamın kendisine ait olduğunun ortaya çıkmasıyla yine kitle ve o kitlenin oyuncağı olan yöneticiler ile dalga geçiyor. Bir hiç uğruna adamı buna mecbur ediyorlar. Gerçekten çok iyi bir iş inşallah diğer bölümleri de bu derece ufuk açıcıdır.