Dr. Malcolm Sayer, insan ilişkileri çok zayıf olan ve hayatı boyunca labaratuvarlarda bilimsel araştırmalar yapan bir doktordur. Personel yetersizliği yaşayan bir hastane, başka başvuru olmadığı için Sayer'ı işe almak mecburiyetinde kalır. Dr. Sayer, tamamı çok uzun senelerdir bilincini kaybetmiş ve hareketsiz görünen hastaları tedavi etmek ister. Bir konferansta başka bir hastalık için geliştirilen L-Dopa adlı ilacın kendi hastalarına da derman olabileceğini düşünen Sayer, şansını Leonard Lowe üzerinde denemek için izin alan doktor, ilk başta başarılı olur fakat zamanla ilacın yan etkileri ortaya çıkmaya başlar.
Süre
121 dakika
İzlenme
142933 izlenme
-Bu sabah tuvalete tek başıma gittim.
-Merak ediyorum. Dışarı çıksanız ne yaparsınız?
-Yürüyüşe çıkarım. Etrafa bakar, insanlarla konuşurum. Hangi yöne gideceğime kendi başıma karar veririm. Sizin için basit olan şeyleri yapabilirim.
-Hepsi bu mu?
-Hepsi bu!
Gerçekten çok iyi bir filmdi. Başından sonuna kadar duygudan duyguya girdim. Robin Williams role çok yakışmış. De Niro ise rolü adeta yaşamış. Muazzam bir performans sergilemiş.
Mekanlar, senaryo, gerçek hikayeye dayanması inanılmazdı. Gerçekten yaşamın yalın halimizle bile bize sunduğu çok fazla şey var ve biz bunların kıymetini bilemiyoruz. Etrafımızdaki nimetleri görmüyoruz. Adeta gözümüz kör olmuşcasına hep daha fazlasını istiyoruz. Bu uğurda da çırpınıp duruyor ve hayattan hiçbir keyif alamıyoruz. Bu filmde de baştan sona bize basit şeylerle mutlu olmamız gerektiği aşılanıyor. Hedeflerimiz illaki olacak ama şükretmeyi hiçbir zaman unutmamalıyız.
Kısacası izlenip ders çıkartılması gereken, etkileyici bir yapım.
Robert de Niro’dan müthiş, olağanüstü bir oyunculuk gösterisi, mendilleriniz yanınızda olsun…