Kalıtın, sevginin, kaybın ve var olmanın muazzamlığının tekil keşfini anlatan bu filmde, yakın vakitte vefat etmiş, beyaz bir kumaşa sarınmış bir hayaletin ayrı kaldığı karısıyla yine iletişime geçmeyi tecrübe etmek için banliyödeki evine geri döndüğü süreç anlatılıyor.
Süre
92 dakika
İzlenme
116373 izlenme
her taşınıştan sonra adamın orda başka ailelere izleyici olması tabi arada ölmüş olmanın getirdiği hüzün ve kıskançlığı da gösterdi.. zamanın geçiş hızı anıları hatırlaması acı bir gerçek .. evin yıkılıp 2sinin birbirine çaresizce bakması da yürek burkucu. notta ne yazıyodu acaba... .yada not yüzünden mi yoksa gitme zamanı geldi diye mi yok oldu merak ediyorum
Neyse yadının yatakta omzunu sıvazladığı yerde istemeden gözlerim doldu bi novel okumuştum o geldi aklıma orda da adam ölüyodu bıçaklanıyodu o tabi ruhu çıkıp sevgilisini izliyodu burdaki gibi 1 yıl boyunca sevgilisinin erimesini izliyodu sonra yaşarken verdiği (seni bırakırsam beni bunla bıçakla) dediği bıçakla ölüm yıldönümünde mezarında bileklerini kesiyodu.. ruh yapma diyodu ama duyulmuyo tabi. sad ölüm üzücü şey kalana mı gidene mi zor tartışılır.