Jan insanların doğuştan bencil olduğuna inanmaktadır. Onun için de Berlin'den beraber seyahat etmek için anlaştığı kişi onu ortada bıraktığında hiç şaşırmaz. Jule ise insanların özünde empatiye ve işbirliğine yatkın olduğuna inandığından, Jan'ı külüstür karavanı ?303?e davet eder. İkisi de Atlantik kıyılarına doğru gitmek istemektedir. Jan'ın hedefinde İspanya vardır; orada gerçek babasıyla tanışmak istemektedir. Jule ise erkek arkadaşının yanına, Portekiz'e gitmektedir. Aslında en başta yalnızca Köln'e kadar beraber seyahat etmeyi düşünmüşlerdir lakin geride bıraktıkları her kilometreyle birbirlerinin dünyasını daha da ilginç bulurlar: Kapitalizm insanı giderek bir Neandertal'e mi dönüştürmektedir? Tek eşlilik mutsuzluk mu getirir? İnsan kime aşık olacağına karar verebilir mi? Önce Fransa'ya ulaşırlar birlikte, ardından da İspanya'ya. Aralarındaki sohbet de giderek derinleşir. Birbirlerine aşık olmamak artık ikisi için de çok zordur.
Süre
145 dakika
İzlenme
226712 izlenme
Kılık kıyafetleri, saç baş dağınıklığı,makyaj neredeyse olmayışı, düz tişört ve şort bir kaç kıyafet ile filmi bitirişleri.
Diyalogların etkileyiciliği; manzaralar,az yemek çok su ve kitap okumları detayı.
Birbirlerinden maddi manevi beklenti içinde olmamaları.
Kaosun,kavga gürültü ve diğer negatif hiç bir şeyin olmayışı.İster rüyasında, ister reel de kavuşmuş olsunlar bunu tamamen seyirciye bırakmışlar.
Çok beğendim,reel de olmayan huzur ve mutluluğu bu filmde buluşturdum,ben kavuşturdum ,gerisi size kalmış 🌞